H. B. Paksoy
TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK
(Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997)
Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa
ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy
TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK
kitabinin butun yayin haklari,
Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca,
H. B. Paksoy adina
ABD Kongre Kutuphanesi
Copyright kutugune kayitlidir.
13 PAN ADLI IKI KURGUSAL YARATIK:
UYDURMA "BELGELERIN" TURKLER ZARARINA KULLANILMALARI1
Gunlerini kaval calmakla geciren, "beline kadar
keci-belinden yukari insan" gorunumunde olan eski Yunan
tanrisi Pan, yalnizca insan dusuncesinde yasayan bir
yaratiktir. Bir tek'inin "Kaf" daginin ardinda bile
bulunmadigi gunumuzde artik anlasilmistir. Efsane
kitaplarinda anlatildigi gibi, tanri Pan'in "bir
yarismada birinciligi almasi" baska bir dussel Yunan
tanrisi olan Apollo'yu kizdirir. Sonucunda, tanri Apollo,
tanri Pan'in insan kulaklarini esek kulaklari ile
degistirir.2 Bununla birlikte, ilkel insanlardan kalma
efsane yaratmak icgudusunden olagele ki, 19cu yuzyilda
iki tane daha "pan" hurafesi ortaya atildi.3
1. "Pan-Turkizm." Pan-Turanizm adi altinda da
pazarlanan bu "akim" Turklerce degil, Turk olmayan ancak
yetenekli ve bir Avrupa universitesinde gorevli bir Dogu
Bilimleri profesor'unce yaratilmistir. 1860 larda yer
alan bu yaraticilik, Kraliceleri her gun cay icen bir
imparatorlugun yararina idi. Bu profesor, kralicenin
guvenlik gorevlilerinden aylik aliyordu. Emekli olduktan
sonra da, Kralice'nin tebasindan olmamasina karsilik,
emekli ayligi almayi surdurdu.
Profesor'un gorusunce, ortak tarih ve kokenli Turk
topluluklari, Cin duvarlarindan Viyana'ya kadar olan
genis bir bolge icinde yasiyorlar ve Turkce
konusuyorlardi.4 Turklerin yasadigi bu bolge'nin
Guney'inde, cay icenler Kralice'sinin Hindistan
Imparatorlugu var idi. Hindistan imparatorlugunun
Kuzey'inde ise, toplumu hic olmaz ise gun'de bir kez
borst corbasi icen bir baska imparatorluk yer aliyordu.
Kuzey'deki bu borst icenler imparatorlugu, Guney'deki cay
icenler imparatorlugunun topraklarina ordulari ile
yaklasmaya calismaktaydi. Profesor'un dusundugu gibi, iki
imparatorluk arasinda ortada kalan Turkler biraraya gelip
tug baglayacak olasalar, cay icenler imparatorlugunu
borst icenler imparatorlugundan korumus olacaklardi.
Boylece, cay icenler imparatorlugu daha guven icinde
yasayabilecekti. Ya da, cay icenler imparatorlugu
yoneticileri boyle dusunuyordu.
19cu yuzyil icinde, Avrupa'da yeni bir "guc dengesi"
olusturulmasina calisiliyordu. Bu ugras'in amaci, tek bir
Avrupa devletinin digerlerine ustun bir duruma gecmesini
engellemek idi. Almanya, Avusturya-Macaristan, Fransa,
Ingiltere, ve Rusya, birbirlerini durmadan gozlemekte
idiler. Butun Avrupali devletler tetik durduklari icin,
satranc tahtasi uzerindeki atilimlari andiran bu olaylar,
Avrupa duzeyinde bir politik-ekonomik durgunluk ve
tikaniklik yaratmis idi. Dolayisi ile yarisi kazanmayi
kendine amac edinmis ulke yoneticileri, atilimlari
Asya'ya kaydirilmaya basladilar. Ingiliz sairi Kipling,
bu ugraslara "Asya'daki Buyuk Oyun" adini takmisti.5
Oyunu kazanabilmek icin, Avrupa ulkelerinin
oncelikle ekonomik ustunluk kurmalari, komsularindan
varlikli bir duzey'e ulasmalari gerekli idi. Bu ekonomik
ustunluk ise, Asya'da kurulan somurgelerden ucuz hammadde
alip, yerine, ana ulkelerindeki uretim evlerinde
turettikleri mallari daha yuksek degerlerle satmak yolu
ile gerceklesecek idi.
2. "Pan-Islam." Bu politik dusunce'nin kaynagi
gene 19cu yuzyil'a, Cemaleddin al-Afgani'ye kadar geri
gider.6 Al-Afgani'nin amaci, tek ortak yanlari yalnizca
bir din'e inanmak olan Musluman toplumlarini, bu
toplumlarin kokenlerine, gecmislerine ve birbirleri ile
olan iliskilerine bakmayarak, bir bayrak altinda
birlestirip Musluman ulkeleri ustunde somurge kuran
Avrupa devletlerinin boyundurugundan kurtarmak idi.
Toplumu Valkyrie ad'i ile bilinen baska bir kurgusal
yaratigin soyledigi ezgileri dinleyerek bira icen ucuncu
bir ulke, bu arada Asya'daki Buyuk Oyun'a katildi. Bu
ucuncu toplum'un imparator'u, Avrupa'da "Hasta Adam"
olarak bilinen Osmanli imparatorlugunun yakin dostu
oldugunu belirtmek icin Istanbul'u ve Orta Dogu'yu
gezmeye gitti. Bira icenler imparatorlugu yoneticileri,
Asya ve Orta Dogu'da bir Islam Ihtilali cikmasini
kolaylastirmak istiyorlardi.7
Bu sirada, "Butun Savaslara Son Verecek Son Savas"
da baslamak uzere idi.8 Bu savas'i baslatanlarin amaci
tek idi: Avrupa'daki Guc Dengesini bozmak, onderligi ele
gecirmek. Bira icenler imparatorlugu, kahve icenler
imparatorlugu9 ordu birliklerini kendi yaninda bu "Butun
Savaslara Son Verecek Son Savas" a sokmak istiyordu.
Kahve icenler imparatorlugunun (yeryuzundeki konumu
dolayisi ile) bira icenler imparatorlugu yaninda savasa
girmesi, cay ve borst icenler imparatorluklarinin bir
bolum ordularini kahve icenler imparatorlugunun Dogu
yaninda tutmak zorunda birakacak idi. Bu da, Bati Avrupa
yonunde cay ve borst icenler imparatorluklari ordulari
ile vurusmakta olan bira icenler imparatorlugu
ordularinin soluk almasina yardimci olacak idi.
Cay ve borst icenler imapartorluklarina sonradan
askeri guc ile katistirilan toplumlarin icindeki buyuk
bolumler, "din bakimindan Musluman" idiler. Kahve icenler
imparatorlugu da "Pan-Islam" bayragi altinda savas'a
girdiginde, bira icenler'in dusuncesine gore, bu Musluman
topluluklari kahve icenlerle isbirligi yapacaklardi. Bir
"Islam Ihtilali" cikacak idi. Boylece, cay ve borst
icenler imparatorluklarinin ic isleri guclesecekti. Bira
icenler imparatorlugu, kahve icenler imparatorlugunun
ordularini Dogu'da, Kafkaslarda, bu amacla savas'a
sokmayi basardi. Ilk bakista, bira icenlerin istekleri
yerine gelmis ve basari'ya ulasmakta idiler.
Borst icenler imparatorlugu, imparatorlarinin yasam
tur ve duzeni dolayisi ile bir hastaliga yakalandi. Borst
icenler imparatorlugu, agri ve sizilarla yataga dustu.
1917 de is basina gecen yeni onderleri ise, borst icenler
imparatorlugunu sicak savastan cekti. Yeni borst icenler
imparatorlugunun bascilari, yeni'den kaldirdiklari
bayraklarla, bu kurgusal Pan-Turkizm ve Pan-Islamizm
ikizleri ile, yeni bir savas baslattilar. Orta Asya kimiz
icenlerini, gene eski borst icenler imparatorlugunun
uyguladigi yontemlerle yonetmek istiyorlardi.
"Butun Savaslara Son Verecek Son Savas" 1918 de sona
erdiginde, "ABD baskan'i Wilson'un 14 Prensibi" olarak
bilinen atilimlar cercevesinde, Orta Asyali kimiz icenler
de bagimsiz olmak istediklerini dunya'ya duyurdular.
Bunun uzerine, cok da us'lu olmayan yeni bir savas
basladi. Yeni borst icenler imparatorlugu, Orta Asyali
kimiz icenlerin bu dogal isteklerinin temel'den "dunyayi
isgal etmek" dusuncesi oldugunu cigirislarla ileri
surduler. Yeni borst icenler imparatorlugunun bu
yaraticiliklari Avrupa kamu oyuna tezlikle aktarildi.
Avrupa'da el altindan sessizce yapilan anlasmalarla,
kurgusal ikizlerce ileri surulen tutumlarin "Dogru"
oldugu deme lerle dunya'ya bildirildi.
1939-1945 Ikinci Dunya Savasi sirasinda ABD baskan'i
F. D. Rooselvelt'in dile getirdigi "Dort Bagimsizlik
Yasa" si (toplumlarin soz, din, toplanma ve yolculuk
etmek istekleri sinirlanamaz) da kulak ardi edildi, Orta
Asyali kimiz icenlere uygulanmadi.10
Bu gibi sagirliklar'in uluslararasi konumlarda yer
almasi de yeni bir olay degildi. Orta caglarda yer almis
olan Hacli Seferleri, bu yolda ileri atilmis politik
cozumlerin basinda gelir. Kendi ic islerindeki gucluklere
cozum bulamayan dini onderler, toplumlarinin ic
sikintilarini "dis dusmanlara" yoneltmek icin "din"
savaslarina girdiler. 19cu yuzyilin baslarindan
baslayarak, Avrupa'li yoneticiler onceki (ortacaglardaki)
Hacli Seferlerinde kullanilan goruntu ve sozleri
kullandilar. Bu evrensel "dis politika" yolu ile kendi
buyruklarindaki yurttaslarinin dikkatlerini ic islerden
ve sikintilardan uzaklastirmaya calistilar. Duygulari ile
kendilerinden sakli oynanan mumin toplumlar, ic rahatligi
ile koru-korune bu cagirilara uydular. Bu toplumlar kisa
surede gercekleri ogrenmeye basladilar: savas alaninda
erler olur, ozellikle olaylari toplu olarak goremeyen ve
cahil olan toplumlarin erleri.
Zaman degisir. Ancak, anlasildigina gore, her zaman
daha iyi'ye dogru da degil. Turkler de, Avrupa'nin ileri
gelen uluslari gibi, bir imparatorluk surecinden
gectiler. Ancak, gecirdikleri imparatorluk surecinin
butun sorumluluklarindan kendilerini arinmis goren
komsularinin gozunde, Turkler bu sorumluluklarindan
arinmis degiller. "Hesap" hanelerine yazilan asiri "faiz"
ve her turlu "ceza" yi odemis olmalarina ragmen,
Turklerden hala odeme yapmasini isteyenler vardir. Hic
degilse, yazdiklari tarih kitaplari icinde Turklerden
"tahsilat yapmak" isteyenler bulunur. Unutulmamali ki,
gelecek olaylar, buyuk bir cogunlukla bu tur "eski
defterler" icinde yazili olaylara gore
yonlendirilecektir.
Dunya'da var olan Turklerin cogunlugu, kendi
cevrelerinde ve uzerlerinde dondurulen oyunlara bakmadan,
hala hic uzaklasmadiklari anayurtlarinda yasamaktadir. Bu
gercegi goremeyenlarce de, nereden ve nasil gelmis
olurlarsa olsunlar, Turkler zararina kurgusal ikiz Pan
suclamalarinda bulunulmakta.
Turkler gunumuz'e kadar "soz gumus ise, sukut
altin'dir" diye yanlis bir dusunce altinda
yasamaktadirlar. Gerceklerin orta'ya atilmasina yarayacak
her tur tartisma'ya girismeyi de, "celebilige"
yedirememisler ya da yakistiramamislardir. Ne de olsa,
atalari "dogruluk yerini bulur" dememismiydi? Bu atalar
sozunun dogrulugu su goturmez. Yalniz, bu atalar sozu,
dogrulugun hangi gun yerini bulacagi uzerinde bir bilgi
vermez. Dogruluk yerini bulmaya hazirlanadursun, bu
sirada "At'i alan da Uskudar'i gecmektedir." Verilecek
zarar verilmis, Ortak Pazar'a giris dilekce'si geri
cevrilmis ve ekonomik yara'dan akan kanlar gollenmeye
baslamis, govde gucsuz kalmaya baslamistir. Osmanli
Amiral'i Barbaros Hayreddin'in (1466-1546) adi'nin
Akdeniz kiyilarinda oturan Avrupalilarca soz dinlemeyen
cocuklari korkutmak icin "ocu" anlaminda kullanildigi, ve
boylece cocuklarin soz dinlemeye zorlandiklari iyi
bilinir. Bu yol'dan, Turk'un ocu oldugu efsanesi genc
beyinlere yerlestirilmekte, buyuduklerinde devlet adami,
tuccar vb. olan bu cocuklarda yerlesen korkunun sonucunda
Turkler bugun zarar gormektedir. "Agac yas iken egilir."
Ek olarak, Barbaros Hayreddin'e atfedilen "oculuk"
hurafelerinin benzerleri, yazili olarak ta yaratilmistir.
Bunlarin en eskilerinden ve siyasi nedenlerle yazilmis
olanlardan biri 1473 yilina, II. Mehmet'in (1432-1481)
Bizans imparatorluguna son vermesinden yirmi yil
sonrasina kadar geri gider. Bu kucuk eser'de, Fatih guya
"....yaptigi ve yapacagi fetihlerle ovunmektedir...." Bu
eser'in kisisel atilimi cok gelismis bir kisi'ce
uyduruldugu gunumuzde biliniyor. Ustelik, Avrupali'larin
"Turk'lere karsi koyma yeteneginin ne denli guclu
oldugunu gostermek icin," bu "mektubun" sanki Turkce'den
"cevrilmis" gibi gosterildigi de orta'ya cikmistir.11
Gunumuzde bilindigine gore, bu tur'den ucyuzden
artik degisik mektup, Turkce'den dilmaclarca "cevrilmis"
gibi en az alti dil'de yazilmis, yayinlanmis ve o
yuzyillarda binlerle sayi'si dagitilmistir.12 Bu
mektuplarin amaci'nin da Avrupalilari korkutup, bir
birlige yanasmalarini saglamak oldugu gorulmektedir.
Katolik ya da Protestan mezhepleri uyeleri olan yazarlari
ise, kendi yandaslarini diger Hristiyan mezhebine karsi
savas'a cagirmaktadir. Bu yazarlarin ileri surdugune
gore, ornegin eger Katolikler biraraya gelip
Protestanlari vurmazlar "dinlerini birlestirmezler,
Protestan denen ayricilarin elinden kurtarmazlar" ise,
"ocu" Turkler gelip herseyi Hristiyanlarin elinden
alacaklardir. Bu da, bir dis yagi yaratmak --ve
toplum'un ic sikintilarini dagitmak-- yonteminden baska
birsey degil idi. Bu yontem, bu gun de butun canliligi
ile yasamakta ve yasatilmaktadir.
Bu tur propaganda'nin 15ci yuzyil icinde bile pek
yeni olmadigi biliniyor. Bizans imparator'u Leo VI (865-
911) ca yapildigi soylenen "Turklerin Son'unun Geldigi"
kehanet'i, 16ci yuzyil Avrupa'sinda yazilan dini-politik
kavga yazilarina da kaynak olarak alinmistir.13 Bu tur
Avrupa ic'i dusuncesel carpismalar yeni yaratilan matbaa
harfleri yolu ile Avrupa basimcilarinca genis olcude
yayilmakta idi.14 Bu atilim, gunumuzde elektronik
iletisim araclari ile --yalnizca radyo, televizyon ve
video makaralari yolu ile degil-- bilgisayar iletisim
aglari ve bilgisayarli bilgi sandiklari ile
karsilastirilabilir. Nasil ki, 15ci yuzyilda basilmaya
baslanan bu tur ilk eserler onceleri kamu oyuna acik
degildiler (yalnizca, sayilari az olan okur-yazarlarca
biliniyordu), 20ci yuzyilda bilgisayarlara gecirilmis
bilgisayarli bilgi sandiklari da ilk bakista kamu oyunca
gorulemezler. Bu gibi her kisi'ye acik olmayan kapali
koselerde beslenme ortam'i bulup filizlenen karanlik
dusunceler, sonradan buyutulerek kamu oy'una sunuluyor.
Bulasici hastalik gibi bir agizdan diger yayin'a geciyor
ve ortaligi kirana koyuyor. Bir gozlem yapilabilir: "Bir
deli kuyu'ya tas atmis, kirk akilli cikaramamis."
"Ayikla pirincin tasini."
Ruslar, Avrupa'dan cok seyler kapmis,
ogrenmislerdir. Bu propaganda uygulamalari da, Ruslarin
Avrupa'dan orendikleri arasindadir. 17ci yuzyildan
baslayarak, bu propaganda mektuplari ve kitapciklari da
Rusca'ya cevrilmistir. Bugun bilindigi gibi, Orta
caglar'dan baslayarak, Asya bozkirlarinin Bati
kiyilarinda kullanilmaya baslanan ilk uluslararasi
anlasma ve antlasma dili Turkce idi. O sure icinde de,
Rus yoneticilerini atayici ve bu yoneticilerin yasal
oldugunu belirtir belgeler de Rusca'dan cok Turkce olarak
yazilmislardi. Moskova, Vladimir ve Suzdal gibi Rus sehir
devletlerinin bascilari'nin yasalliklari bile Altinordu
bozkir torelerince saptanmakta idi. Ornegin, Korkunc Ivan
(carligi 1533-1584) onceleri kendi basina Rus tahtina
cikmayarak, yerine Bekbulat adli bir Altinordulu Turk'un
car olmasini desteklemisti.15
Turkce'nin dil yapisi, Rus disisleri yazicilarinin
ve gorvlilerinin de dillerini de etkilemekte idi. Hatta,
Rus edebi yazarlarinin eserlerinde bile Turkce'nin
etkileri ve Turklerin turunde yazi yazma ozentileri
gorulmeye baslamisti.16 Kendi yaraticiliklari bittiginde
ya da yetmediginde de, Rus yazarlari eski Turk yazilarini
kendilerinin imis gibi gostermekten de
kacinmamislardi.17
20ci yuzyilda "Asya'daki Buyuk Oyun" ve "Dogu
Sorunu" konularinin Avrupa'nin onemli isler
gundem'lerinin basinda yer almalari, yoneticilerini taraf
tutmaya yoneltti. Kamu oyu olusturma cabalari yogunlasti.
Bir Fransiz yazari acikca Turkleri savundu.18 Buna
karsi, 1919 Versailles Baris Toplantisina katilan
diplomatlar Baskan Wilson'un Birinci Dunya Savasi sonrasi
"Yeni Dunya Duzeni" gorusu'ne olumsuz baktiklarindan,
Turkleri dislayan bir karsi duzen ozet'i yayinladilar.19
Yayinlanan sozlerin orantili degerlerine bakmaksizin,
sonuc alinmis oldu. Kuzey ve Dogu Asya'da, Sovyet devlet
kuruluslari yeni kazanilmis bir guc ile atilimlara
basladilar. Rus yoneticileri yalniz kurgusal ikiz olan
Pan lari yeniden canlandirmakla kalmadilar, eski Turk
yazili anitlarinin icindeki gercekleri de degistirmeye
calistilar.20 Bu kapsamda, bagimsizligini 1919-1924
yillari arasinda bir kurtulus savasi vererek kazanmis
olan genc Turkiye Cumhuriyeti de diplomatik ve ekonomik
alanlarda tek basina birakilmaya calisiliyordu.
Butun bu ugraslar --bir onceki oyunculara
yenilerinin de katildigi-- gene bir Buyuk Savas'in
cikacagi 1930larda kesinlesinceye kadar el altindan
surduruldu. Ikinci Dunya Savas'i 1939 da basladiginda,
kurgusal ikiz Pan lar gene masal kitaplarindan cikarilip
orta'ya surulduler. Ote yandan da Avrupa'li vurusmacilar
gene Turkleri kendi yanlarina, kendi yararlari ugruna (ve
diger vurusmacilara karsi) kullanmak uzere cekmeye
calistilar. Birinci Dunya Savas'i oncesi oldugu gibi
Turkler uzerine baski yapilmaya baslandi.
Kurgusal ikiz Pan lar Turklerin zararina orta'ya
atilip kullanildikca, Turklerin bu akimlara karsi
verdikleri geleneksel karsiliklar iki'ye ayrilir: 1)
derin bir sessizlik; 2) geleneksel Turk belgelerine
inatla bagli kalmak.21
Bir ulus'un tarihi, kendi basina bir bosluk icinde
ve diger ulus'larin tarihleri ile iliskisiz olarak
yazilamaz. Turklerin dunya uzerindeki politik konumunu
gene dunya olaylari cercevesi icinde ele alan (ve
kurgusal ikiz Pan lara karsi ilk uyarici yazi ornegi
veren) Turklerden biri, 1904 yilinda Yusuf Akcura
olmustur.22 Akcura'nin hemen ardindan, 19 ve 20ci
yuzyillarin politik gerceklerini koklu olarak kavramis
olan ve aciklayici incelemeleri ile toplum'a anlatan
Kazim Karabekir gelir. Karabekir de, kurgusal ikiz Pan
lari bu aci'dan ele alir.23 Son yillarda, Orta Asya'da
da ilgili konulari iceren yazilar yazilmakta ve
yayinlanmaktadir.24
Kurgusal dusler, yalanci belgeler ve efsane yaratmak
islemleri, herseyden once "maya" kavram ve tanimina
baglidir.25 Eger Turkler kendi tarih ve maya'larina
kendi gozleri ile bakip, bunlari kendi kavramlarina bagli
olarak yazmazlar ise, uluslararasi dusuncesel ve politik
alanlarda oyuncak olarak kalmaya mahkumdurlar. Ornegin,
Fransiz tarihcisi Fernand Braudel Fransa tarihini
yazarken, Ingiliz tarihcileri A. J. P. Taylor ya da
Toynbee'den ornek kullanmak geregini duymamaktadir. Bu
tur tutumlar, tersi icin de gecerlidir. Bir "genel tarih"
yazilabilmesi icin, once her toplumun tarihinin
ayrintilari ile tek-tek yazilmasi gerekir.
Kisacasi: "Gok kubbe'de kalan hos seda" sozu, oz
olarak dogrudur. "Su uzerine yazi yazmaya" esittir.
Konusulup ta kagida dokulmeyen dusunceler kaybolup
gidecektir. Buna karsilik: is yapacak, karar verecek
kisiler, yazilari okuyarak dusunmekte ve uygulamalara
gecmektedirler.
KAYNAKLAR:
1. Bu bildiri Ingilizce olarak Centre d'tudes et de
Recherches Internationales / Fondation Nationale des Sciences
Politiques tarafindan Ekim 1991 de Paris'te duzenlenen "LA
TURQUIE ET L'AIRE TURQUE DANS LA NOUVELLE CONFIGURATION
REGIONALE ET INTERNATIONALE: MONTEE EN PUISSANCE OU
MARGINALISATION" baslikli toplanti'da okunmus; ozeti de, adi
gecen kuruluslarca yayinlanan Cahiers d'Etudes sur la Mditerrane
orientale et le monde turco-iranien dergisinin Ocak 1992
sayisinda Fransizca olarak yayinlanmistir.
2. Herbert Spencer Robinson & Knox Wilson, Myths and
Legends of All Nations (Littlefield-Adams, 1981).
3. Bilindigi gibi, "Pan" sozcugu Ingilizce'ye gectikten
sonra degisik anlamlarda kullanilmistir. Ilk agizda,
"birlestirici" kavramindadir. Ornegin, Kuzey ve Guney Amerika'yi
boydan boy'a asan kara yolunun adi "Pan-American Highway" dir. Bu
yol'dan, Amerika kitalarindaki devletlerin birbirleri ile daha
siki iliskiler icinde yasamasina calisilmistir. Bu kapsam'da
"Pan," 19cu yuzyilda "Pan-Germenizm" (Alman Birligi) ile tarihte
gorulur. Pan-Germenizm de, "Pan-Slavizm" in yaratilmasina on-ayak
olmustur. Asagida da gorulecegi gibi, "pan" Turklere de
uzatilarak, "yeni" bir politik akim olusturulmustur.
4. Arminius Vambery, Travels in Central Asia (London,
1865).
5. Edward Ingram, The Beginnings of the Great Game in Asia,
1828-1834 (Oxford, 1979).
6. H. A. R. Gibb, Modern Trends in Islam (Chicago, 1947);
Nikki Keddie, Sayyid Jamal ad-Din "al-Afghani." A Political
Biography (Berkeley, 1972).
7. Bu tur bir Islam Ihtilalinin nasil cikarilabilecegi
uzerine bu imparatorluk uzmanlarinca hazirlanmis atilim onerisi,
gunumuzde Yale Universitesi elyazmalari kutuphanesinde saklidir.
8. Avrupa kamu oyunda, Birinci Dunya Savas'ina verilen ad.
9. Osmanlilar.
10. Sozu edilen "Four Freedoms," ABD Anayasasi'na yapilan
Birinci Ek'ten esinlenmistir. Ornegin, bak: S. E. Finer, Five
Constitutions (Penguin, 1979).
11. Daniel Clarke Waugh, The Great Turkes Defiance: On the
History of the Apocryphal Correspondence of the Ottoman Sultan in
its Muscovite and Russian Variants (Columbus, OH: Slavica
Publishers, 1978).
12. Sozu edilen donemde, toplumlarin buyuklugu gunumuz ile
orantili olarak goz onunde tutuldugunda, bu sayilar cok buyuktur.
13. Vaticinium Sever, et Leonis Imperatorum, in quo videtur
finis Turcarum in Profetia di Severo (1596). A. Fischer'ce 1920
yilinda ZDMG (47) de Arap harfleri ile yeniden yayinlanmistir.
Tarihi olaylar bakimindan, 16ci yuzyil kadar, 1920 yilinin da
Turkler acisindan oneminin unutulmamasi gerekir.
14. Philipp Lonicer, Chronicorvm Turcicorvm (Frankfurt,
1584); Johannes Leunclavius, Historiae Mvsvlmanae Tvrcorvm, De
Monvmentis ipsorvm exscriptae... (1591).
15. Edward Louis Keenan, Jr., "Muscovy and Kazan: Some
Introductory Remarks on the Patterns of Steppe Diplomacy" Slavic
Review Vol. XXVI, No. 4 (December, 1967); Omeljan Pritsak,
"Moscow, Golden Horde, and the Kazan Khanate from a Polycultural
Point of View" Slavic Review Vol. XXVI, No. 4 (December, 1967);
S. S. Aydemir, Suyu Arayan Adam (Istanbul, 1971). Dorduncu Baski.
16. Edward Louis Keenan, Jr., "The Jarlyk of Axmed-Xan to
Ivan III: A New Reading" International Journal of Slavic
Linguistics and Poetics XII, 1967. (Mouton, The Hague).
17. Ornek olarak, Rus Tale of Igor destani'in Turk kokenleri
uzerine Orta Asya'li yazarlarca ileri surulmus gorusler icin bak:
H. B. Paksoy, "Chora Batir: A Tatar Admonition to Future
Generations." Studies in Comparative Communism Vol. XIX, Nos. 3
& 4, Autumn/Winter 1986.
18. Felix Valyi, Turk's Last Stand: The Historical Tragedy
on the Bosphorus (London, 1913). Londra Universitesinde yapilmis
bir konusma olup, Ingilizce'ye cevrilerek yayinlanmistir.
19. Joint Note of the Allied Governments in answer to
President Wilson, The Murderous Tyranny of the Turks. Basyazari:
Arnold J. Toynbee (Hodder & Stoughton, 1917). Unlu tarihci
Toynbee, Paris Baris Toplantisina katilan Ingiliz
diplomatlarindan biri idi. Daha sonra ek yazilar da yazmistir.
Bak: Arnold J. Toynbee and Kenneth P. Kirkwood, Turkey (Charles
Scribners, 1927).
20. H. B. Paksoy, ALPAMYSH: Central Asian Identity under
Russian Rule (Hartford, 1989).
21. Turk tarihi ile ilgili temel belgelerin kurgusal ikiz
Pan lara karsi geleneksel kullanilma yatkinliklari ile ilgili
olarak bak: H. B. Paksoy "Central Asia's New Dastans." Central
Asian Survey Vol. 6, N. 1, (1987); Bahtiyar Nazarov "Kutadgu
Bilig: One of the First Written Monuments of the Turkic People"
H. B. Paksoy, Editor, Central Asia Reader (New York: M. E.
Sharpe, 1994).
22. Yusuf Akcura, Uc Tarz-i Siyaset (Ankara: Turk Tarih
Kurumu, 1976). Bu yazi ilk once Kahire'de yayinlanan Turk
gazetesinde 1904 yilinda basilmis idi. Ingilizce cevirisi icin,
bak: David S. Thomas, "Three Types of Policies" H. B. Paksoy,
Editor, Central Asian Monuments (Istanbul: Isis Yayinevi, 1992).
23. Kazim Karabekir, Cihan Harbine Neden Girdik, Nasil
Girdik, Nasil Idare Ettik (Istanbul, 1937); a. g. y., Istiklal
Harbimizin Esaslari (Istanbul, 1933-1951); a. g. y., Istiklal
Harbinde Enver Pasa (Istanbul, 1967). Karabekir'in yazilari,
yayinlandiklari yillardan cok once basimevlerine verilmis idi. Bu
kitaplarin yayinlanmalarinin gecikme nedenleri uzerindeki
dusunceler icin bak: Erik Jan Zurcher, "Young Turk Memoirs as a
Historical Source: Kazim Karabekir's Istiklal Harbimiz." Middle
Eastern Studies Vol. 22, No. 4, October 1986.
24. Ornekleri icin, bak: H. B. Paksoy, "M. Ali--Let us Learn
our Inheritance: Get to Know Yourself." Cahiers d'Etudes sur la
Mediterrane orientale et le monde turco-iranien Vol. 11, No. 1
(1991); Ayaz Malikov, "The Question of the Turk: The Way Out of
the Crisis" H. B. Paksoy, Editor, Central Asia Reader (New York:
M. E. Sharpe, 1994).
25. Bak: H. B. Paksoy, "Turk Tarihi, Toplumlarin Mayasi,
Uygarlik" Annals of Japan Association for Middle East Studies
(Tokyo) No. 7, 1992. Pp. 173-220. Bu yazi, Yeni Forum (Ankara)
dergisinin Cilt 13, No. 277, Haziran 1992 sayisinda yeniden
yayimlanmistir. (sayfa 54-65).
From
[email protected] Tue Apr 13 17:51:44 1999
Received: from babbage.franklin.edu (babbage.franklin.edu [192.70.252.124])
by locust.etext.org (8.9.3/8.9.3) with ESMTP id RAA15230
for <
[email protected]>; Tue, 13 Apr 1999 17:51:42 -0400 (EDT)
Received: from [192.70.252.120] ([192.70.252.120])
by babbage.franklin.edu (8.8.8+Sun/8.8.8) with SMTP id RAA16982
for <
[email protected]>; Tue, 13 Apr 1999 17:48:48 -0400 (EDT)
X-Authentication-Warning: babbage.franklin.edu: [192.70.252.120] didn't use HELO protocol
Message-ID: <
[email protected]>
Date: Tue, 13 Apr 1999 17:51:04 -0700
From: paksoy <
[email protected]>
X-Mailer: Mozilla 2.0 (Win95; I; 16bit)
MIME-Version: 1.0
To: etext <
[email protected]>
Subject: 12
Content-Type: text/plain; charset=iso-8859-1
Content-Transfer-Encoding: 8bit
Content-Disposition: inline; filename="12BASMAC.TXT"
Status: O
H. B. Paksoy
TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK
(Izmir: Mazhar Zorlu Holding, 1997)
Kultur Sanat Yayini. 165 sayfa
ISBN 975-96079-0-5
Copyright 1993 H. B. Paksoy
TURK TARIHI, TOPLUMLARIN MAYASI, UYGARLIK
kitabinin butun yayin haklari,
Bern-Isvicre uluslararasi Copyright anlasmalari uyarinca,
H. B. Paksoy adina
ABD Kongre Kutuphanesi
Copyright kutugune kayitlidir.
12 "BASMACI" ve 1916-1924 TURKISTAN BAGIMSIZLIK SAVASI[1]
Rus Carligi ordularinin 1552 yilinda Kazan'i isgal
ederek baslayan Asya'ya yayilmalari, Asya'nin Kuzey'inden
sonra, 1979 yilinda Afganistan'a girmelerine kadar surdu.2
Bu ordularin buyuk toprak koparmalari 1865 de Taskent'i
isgalleri ve 1880 lerde Turkmenleri Goktepe'de kirmalari
ile gerceklestirildi. Bu yol'dan milyonlarca Orta Asya'li
Rus imparatorlugu kapsamina alindilar. 1897 carlik nufus
sayimina gore, Orta Asyalilar Rus carliginin ortalama beste
bir'ini (%20 sini) olusturmakta idiler. 1917 Bolsvevik
ihtilali sonrasi carlik Rusyasinin yerini Sovyet Sosyalist
Cumhuriyetleri Birligi (SSCB) aldi. SSCB icinde Stalin'in
1928-1953 yillari arasindaki tek sozlu yonetimi sirasinda
kasitli yaratilan aclik ve "temizleme" yolu ile milyonlarca
Orta Asyalinin kirilmasina karsilik, 20ci yuzyilda
Sovyetler Birligi icindeki Orta Asyalilarin nufusu gene %20
den asagi dusmedi. 1936 SSCB nufus sayimini yapan Rus
gorevlileri, "SSCBnin nufusunu az gostermeleri" neden
gosterilerek, Stalin'in emri ile vurulularak
"temizlendiler." Bir gorus'e gore, bu olay'in gercek
nedeni, Orta Asyalilarin sayisinin Stalin'in isteginden
yuksek gorunmekte olmasi idi.
1905 te Japon birliklerinin carlik ordularini
Asya'inin Dogusunda yenilgi'ye ugratmalari, Asyalilarin
bagimsizlik cabalarini arttirdi. Carligin bu yenilgisinin
bir sonucu olarak, 1906 dan baslayarak Rus carligi'nin car
baskanliginda "Anayasal Cogulcu Yonetim'e" gecmesi sozu
edildi.3 Secimler yapildi ise de, cogulcu yonetim'e gecis
gerceklesmedi.4
1914 te baslayan Birinci Dunya Savasi sirasinda,
carlik ordulari Avrupa sinirlarinda buyuk yenilgilere
ugramaya basladi. Bu durum'un sonuclarindan biri olarak,
Car tarafindan 25 Haziran 1916 da, o gun'e kadar askerlik
yaptirilmayan Orta Asyalilarin ordu'ya alinmasi buyrugu
verildi. Orta Asyalilar carpismalara girmeyecekler, ancak
carpisanlarin icinde saklanacaklari koruma cukurlari
kazacaklardi. Bu buyruk uzerine, Orta Asyalilarca "Milli
Kiyam" adi verilen Turkistan Bagimsizlik Savasi basladi.
Carlik yoneticileri, bu olay'i bir bagimsizlik savasi
olarak gostermemek icin, adini "Basmaci" koydular.
Olaylari icinden yasamis olan Z. V. Togan, bu deyim'i
aciklar:
"'Basmaci' basmak maksadindan 'baskinci' ve hucum
edici manasiyle once eskiya cetelerine denilmis. Car
zamaninda bu gibi ceteler, Turkmenistanda,
Baskurdistan ve Kirimda, istiklal kaybedilip rus
hakimiyeti yerlesmek uzere oldugu zaman yasamistir.
Baskurtlar bunlara Horasan istilahi [deyimi] ile
'ayyar' demislerdir. Kirimda (ve onlardan alinarak
Ukraynada) 'haydamak' istilahlari kullanilmis;
Baskurtlarda Buranbay, Kirimda Halim, Semerkandda
Namaz gibi kahramanlar meshur olmustur. Bunlar,
muslumanlara dokunmayip yalniz Ruslari, Rus
fabrikalarini yagma ederler ve cok defa aldiklari
ganimetleri ahaliye ulestirirlerdi. Ferganede bu gibi
unsurlar car zamaninda da eksik olmamistir. Pamuk
ekiminin gelismesinden sonra Ferganedeki iktisadi
durumun fenalasmasi dolayisiyla eskiyaligin ve
cinayetlerin cogaldigi[ni] yukarda soylemistik. Eski
Basmacilarda ve Turkiye cetelerinde oldugu gibi,
Turkistan Ozbek ve Turkmen cetelerinin de manevi
onderi 'Koroglu'dur. Buhara, Semerkand, Cizakh ve
Tukmen basmacilari geceleri toplanarak 'Koroglu' ve
diger destanlari okurlar. Zahiren [disardan]
eskiyalik gibi gorunen bu hareket, genis halk
kutlesinin dusuncelerinin ve heyecaninin tercumani
olur. Bu munasebetle Akcuraoglu Yusuf Bey, Sirplarin
istiklal ihtilallerinde rol oynayan 'hoduk'lerin,
Yunan istiklal hareketlerindeki 'Kleft' ve
'Palikarya'larin da yari milliyetperver ihtilalci ve
yari eskiyalardan ibaret oldugunu hatirlatmaktadir.
1918 yilindan sonra kurulan basmaci yiginlarinin
bircoklari ve en nufuzlulari, eski Koroglu ananesiyle
[gelenegi] katiyen munasebeti olmayan agirbasli koy
ilerigelenleri, bazan tahsilli kimseler oldularsa da,
hepsine 'basmaci' adi verilmistir. Bundan dolayi
'basmaci' kelimesi, Turkistanda simdi 'siyasi cete' ve
daha dogrusu mustevlilere [isgalci somurgecilere]
karsi somurge ahalisinin isyanini temsil eden
'cete'ler manasinda kullanilir. Ozbek ve Kazak
basininda simdi, 'Cin basmacilari,' 'Cazayir
basmacilari' diye yazilmaktadir."5
Togan'in bu aciklamalarina, Romali Tarihci Tacitus'un
MS Birinci yuzyil'da Britanyalilarla ilgili olarak
anlattiklarini eklemek dogru olur.6
Ca�'in bu buyrugu daha yururluge koyulmadan, Orta
Asya'da ayaklanmalar yer aldi. Semerkant'da Hoca Behbudi;
Taskent'te Munevver Kari; Hiva'da Pehlivan Niyaz; Buhara'da
Osman Hoca; Cizzak'ta Kari Kamil; Kokand'da Abid Can; ve
Gerbaba'da Sir Muhammed Bey ileri gelenleri cevrelerine
topladilar. Bu kisiler'e, Kasgarli Mahmud'un 11ci
yuzyil'da yazdigi Divan-u Lugat it Turk kitabinda da sozunu
ettigi "Korbasi" (savunma birlikleri komutani) adi
verildi.7 Orta Asya'lilar, bu baslangic ile bagimsizlik
savasina girdiler.
Carlik buyrugunu yeren ilk toplu gosteriler 11 Temmuz
1916 da Taskent'te yer aldi. Carlik polisi, toplananlarin
uzerine ates acti. Gosterilere katilanlarin bir bolumunu
tutukladi. Bu olaylarin baslamasindan otuz-kirk yil once
carlik ordularinin ardindan Taskent'e getirilen Rus
gocmenleri, yagma'ya basladilar. Carlik yonetimine karsi
toplu gosteriler Margilan, Andican ve Hocend'e yayildi.
Akkurgan, Akmescit ve Kancagali'da Rus gorevlilerine karsi
vuruslar oldu. Cizzak'lilar, Moskova'ya giden demiryolunu
kestiler ve kendilerini korumak icin orgutlendiler. Ruslar
da ayaklanmayi bastirmak karsi islemlerine giristiler.
Agustos ortasinda Orta Asya ayaklanmalari yayildi:
Cuneyt Han, Askabat ve Merv'de; Abdulgaffar Bey, Akmola ve
Turgay'da; Sabdan Batirogullari Muhiddin ve Husameddin,
Yedisu ve Karakul'da; Ayuke Oglu Kanat Bey, Cu havzasinda
bascilik yapiyorlardi. Baskaldiran Orta Asyalilarin ilk
vurduklari yerler, tufek alabildikleri tek yer olan carlik
polis karakollari idi.
Carlik hukumeti Orta Asya ve Kafkaslarda siki yonetim
ilan etti. 25 Haziran 1916 buyrugunda ongorulen'den daha
asagida sayida Orta Asya'linin askere alinacagi duyuruldu.
Rus'larin bu yeni tutumu, Orta Asya'lilarin baslamis olan
karsi gosterilerini durdurmadi. Rus generalleri Kuropatkin
ve Kalbovo, Orta Asya'ya getirilmis Rus gocmenlerini
silahlandirdilar. Bu silahli gocmenler, iyi donatilmis Rus
birliklerine yardimci olacaklardi. Uluslararasi anlasmalara
aykiri olarak, Avrupa carpisma alaninda carlik birliklerine
tutsak dusup, Orta Asya'ya tutuklu bulundurulmak icin
getirilmis olan Alman, Avusturya, Cek, Macar v.b. savas
tutsaklarina yeni kurulan carlik birliklerine katilmalari
baskisi yapildi. Bu savas tutsaklarinin bir bolumu, carlik
birliklerine parali asker olarak girdiler. Ivanov ve Rynov
adli generallerin komutasindaki carlik birlikleri Cizzak'a
yurudu. Olaylari gozleri ile gorenlerin yazdigina gore,
General Madridov komutasindaki birlikler Hiva yoresindeki
Turkistan toplumlarina saldirdi, kundaktaki bebeklere kadar
onune gelen sivilleri oldurdu. Sag kalanlarin ise butun
varliklarina el konuldu. Bolsevik ihtilalinden sonra
yayinlanan bir Rus aciklamasina gore, "General Madridov,
yalniz Turkmen kadinlarindan 280 kilo'dan fazla ceken gumus
taki calmis idi." Orta Asya'ya yeniden Rus gocmenleri
getirildi, Orta Asyalilarin topraklari, hayvanlari ve diger
varliklarina el konuldu. 1916 ve 1917 yillarinda yer alan
bu olaylar sirasinda en az birbucuk milyon Orta Asyalinin
kirildigi belirtiliyor. Ruslarin kayiplari ise ortalama
ucbin kadar idi.8
1917 de Rus ihtilali basverince, Rus carligi coktu.
Rus carliginin yerine gelen Bolsevikler, eski carlik
topraklari icine katilmis Orta Asya toplumlarina
bagimsizlik sozu ettiler. Orta Asyalilar bu sozlere de
dayanarak, bagimsizliklarini ele almak icin atilimlara
giristiler. 1917 Araliginda, Kokand baskent olmak uzere,
Bagimsiz Turkistan kuruldugu duyuruldu. Baskurtlar, 1918
Ocaginda Bagimsizliklarini acikladilar. Tatarlar da bu
yolda idi.9 1918 ilkyazinda Azerbaycan Turkleri cumhuriyet
kurdular.10 Butun bu cabalar, Bolseviklerin Orta Asya'ya
Bati'dan getirdigi yeni ordular surmesi ile 1920lerde
sonduruldu. Bir nedeni, Turkistanlilarin silah elde
edemedikleri gibi, uluslararasi oyunlar icinde seslerini
duyuramamalari oldu.
Rudyard Kipling (1865-1936) adli Ingiliz sairi,
Asya'daki Rus-Ingiliz cekismesine "Asya'daki Buyuk Oyun"
adini vermisti. Bu oyun'un kurallari ise, kisaca
ozetlenebilir. Oyunu oynayan iki ulke: bu bolgeleri kendi
yonetimleri, bu'nu basaramazlar ise, etkileri altina almaya
calismakta idiler. Bu da, iki imparatorluk arasinda acikca
bir "guc dengesi" ugrasi idi.
Asya'daki Buyuk Oyun'un icindeki ikinci bir oyun ise,
"Dogu Sorunu" idi. Bu da: Osmanli Imparatorlugu'nun
Ingilizlerce ayakta tutulmasi; karsilik olarak ta, Ruslarca
parcalanmak istenmesi idi. Eger Osmanli imparatorlugu
parcalanacak olsa, Ruslar Balkanlardan ("Yugoslavya"
uzerinden), Bogazlardan ve Kafkaslardan asagi sarkarak
Akdeniz'e acilacak idiler. Ingilizler Akdeniz'de Ruslarin
bulunmasini istemiyorlardi. Hindistan'daki Ingiliz
imparatorlugu ile Londra arasindaki ulasim Akdeniz'den
geciyordu. Akdeniz'de Rus varligi, Hindistan-Ingiltere
baglantisina golge dusurecek idi.11 18ci yuzyilda Napoleon
da Misir'i bu gercegi goz onunde tutarak isgal etmis,
Ingiliz amirali Nelson'un komutasindaki Ingiliz donanmasi
ile Napoleon'un donanmasi 1798 yilinda Akdeniz'de, Nil suyu
onunde bu yuzden vurusmuslardi.
Asya'daki guc dengesinin ilk incelemesi, 1904 yilinda
Yusuf Akcura tarafindan buyuk bir ongoru ile yapilmis
idi.12 Daha sonra, ilgili olaylarin degerlendirmesi Kazim
Karabekir'in 1930larda yazdigi kitaplarda ayrintili olarak
yer aldi.13
Dogu Sorunu ve Asyadaki Buyuk Oyun, Kafkaslar uzerinde
dugumleniyor, birbirlerine baglaniyor; bu cerceve icindeki
atilimlarin cogunlugu Turkistan ve Afganistan'da yer
aliyordu. Ancak, Asya'daki Buyuk Oyun'un baslangici uc ayri
olay ile sinirlanabilir: 1) 1806-1813 yillarinda yer alan
ve 1813 Gulistan anlasmasi ile son bulan ilk Rus-Iran
Savasi; 2) 1828 Turkmencay anlasmasi ile biten ikinci Rus-
Iran savasi; 3) Sonuclari 1829 da Edirne anlasmasi ile
belirlenen 1828 Osmanli-Rus savasi. Her uc vurusmadan
sonra, Ruslar toprak kazanmis ve Akdeniz'e adim-adim
yaklasmakta idiler. Denilebilir ki, Ingilizleri dusunduren
olaylarin basinda, 1828 Turkmencay anlasmasinin Ruslara
verdigi oncelik idi. Bu anlasmaya gore: 1) Rus mallari,
Iran gumruk vergilerinden bagisik olacakti; 2) Rus
vatandaslari, Iran yasalarina bagli olmayacak idi; 3)
Yalniz Ruslar Hazer denizinde donanma bulundurabilecek idi.
Anlasmanin bu verileri ve Tahran'da Rus
Buyukelcisi'nin bulunmasi, Rus destegi ile Iranlilarin
Afganistan'a karsi harekete gecmeleri olanagini ortaya
cikariyordu. Boylelikle, Turkistan-Afganistan "ekonomik,
diplomatik ve askeri alani" birlesmis oluyordu. Iranlilar
1837 yilinda Afganistanin Herat sehrine karsi askeri
harekat'a basladilar. Ingilizler de bu isgal'i durdurmak
icin Afgan Savasi adi verilen hareket'e giristiler. 1841
yilinda, Ingilizler de Iran ile, Ruslara 1828 de Turkmencay
anlasmasi ile Iran'da verilen oncelikleri andiran bir
anlasma yaptilar. Bu sonuclar, ekonomik konu'larin
onceligini ve bu yon'de ulus'larin ne gibi yuk altina
gonullu olarak girebilecegini gostermesi bakimindan
onemlidir.
1853-1856 yillari arasinda Kirim savasi yapildi.
Ruslar, ortak anlasmaci Ingiliz, Fransiz ve Osmanli
birliklerine yenildiler. Bu savas sonucunda, Ruslar
Avrupali olduklari konusundaki surumlerini kaybettiler.
Ozellikle, Rus car'inin "Orta Dogu'daki, ozellikle Osmanli
imparatorlugu icindeki Ortodoks Hristiyanlarin koruyucusu
oldugu" gorusu su'ya dusmus oluyordu. Rus'larin bu
"koruyuculuk" tutumu ilk kez, Catherine II (cariceligi
1762-1796) tarafindan 1774 yilinda Osmanlilarla yapilan
Kucuk Kaynarca anlasmasinda ileri surulmus ve kayitlara
gecirilmis idi.14 Kirim'da bozgun'a ugrayan Ruslar,
gozlerini Orta Asya'ya cevirdiler. Bu sure icinde, Orta
Asya'nin onceden tug baglamis toplumlari guclerini
kaybetmislerdi. Orta Asya'ya karsi Rus askeri hareketi
1864 yilinda basladi ve yirmi yil surdu. Orta Asya'da Rus
Askeri Valilikleri kuruldu. Hristiyan misyonerleri Orta
Asya'daki egitim, sanat ve yayinlari etkilemeye calistilar.
Rus gocmenler Orta Asya'ya getirildi. Moskova ile Uzak
Dogu'yu birlestirecek, olaylari genel kapsamlari acisindan
etkileyebilecek onemli bir demiryolunun yapimina baslandi.
Bu demiryolu'nun yapiminda calistirilmak uzere Rus ustalar,
ve ikiyuz bin kadar da Cin'li isci getirildi. Bu Rus
demiryolu ustalari ve Cin'li isciler, 1917 sonrasi Bolsevik
ihtilali sirasinda silahlandirilarak, Orta Asya kurtulus
savasina karsi Bolsevikler yararina dogustuler.
Orta Asya yeralti ve yerustu varliklarini Carlik
Rusya'si isletmeye basladi. Bu arada, 1860larin basinda
yer alan Amerikan ic savasi dolayisi ile, Amerikan
pamugunun dunyada satisi durmus idi. Bu kayba karsi,
carlik yoneticileri Orta Asyalilara yalnizca pamuk
dikmeleri buyrugunu verdi.15 Boylelikle, Orta Asyalilar
kendi yiyeceklerini yetistirmek olanagini da kaybettiler,
ve ancak carlik Rusya'sinin Ukrayna gibi uzak yerlerden
getirip sattiklari bugday ile gecinmek zorunda
birakildilar. 20 ci yyuzyilda, pamuk ekimi sirasinda
sorumsuzca kullanilan insan yapisi bocek olduruculerin ve
yuksek orandaki su kullanilmasi Aral denizini oldurdu.
Carlik Rusyasi, Osmanlilardan toprak koparma tutumunu
degistirmedi. 1877-1878 Osmanli Rus savasinda Ruslarin
kazanclari gene Avrupa devletlerini dusundurdu. 1878 de
yapilan Berlin Kongresinde Alman Basbakani Otto von
Bismarck (1815-1898), yan tutmadan duzenleyici yardimcilik
yapmak istegini ileri surdu. Rus'larin Osmanlilarda aldigi
topraklarin bir bolumu Avusturya-Macaristan imparatorluguna
verildi. Kibris ise Ingilizlere gecti. Ingiliz Basbakani
Benjamin Disraeli (1804-1881) ile Bismarck'in ortaklasa
gerceklestirdikleri bu anlasma, Ruslarin ticari tutumlarini
degistirmelerine yol acti; Alman-Rus iliskilerini azaltti
ve Fransiz-Rus yakinlasmasina kapi acti.
Ingiliz ve Ruslar 1890-1907 arasinda Rus-Afgan
sinirlari konusunda anlasmaya vardilar. Afganistan bir
"devlet" olarak 1907 de, Ingiliz gudum'u altinda, Rus ve
Ingiliz imparatorluklarini "birbirinden ayirici bolge"
olarak kuruldu. Nedenlerinin basinda, Ingiliz ve Rus'larin
Almanya'nin guclenmekte olmasindan dolayi duyduklari
cekimserlik idi. Cunku, Almanya da Asya'daki Buyuk Oyun'a
giriyor, ve Afrika'da da Alman yonetiminde somurgeler
kuruyordu. Alman ticari girisimcileri, Berlinden baslayip,
Istanbul ve Osmanli imparatorlugu uzerinden gecip Pekin'de
son bulacak bir demiryolu kurmak calismalarinda idiler.
Iliskin olarak, Kazim Karabekir'in Avrupa basinindaki
yazilara dayanarak yazdigina gore, Almanya disinda ve
ozellikle carlik Rusya'sinda oturmakta olan buyuk sayi'daki
Alman topluluklarinin Osmanli topraklarina --ozellikle On
Asya'ya (Anadolu)-- gocurulmesi de dusunuluyordu. O gunku
uluslararasi iliskiler ve donatim gercekleri dolayisi ile,
bu demiryolu'nun kapsami kucultuldu. Demiryolu gene
Osmanli imparatorlugu icinden gecerek, Guney'e, Bagdat'a
dondu.
Selanik, Birinci Dunya Savasi oncesi, Osmanli
imparatorlugunun dusunen sehri olmustu. Ardindan gelen
yillarda, Turklerin dusunce ve gelecegini etkileyen
kisilerin buyuk bir cogunlugu Selanik'te birkac yil
gecirdiler. Izmir ve Istanbul'da yasayan diger
dusunurlerle ve ileri goruslu yakinlari ile
yazisiyorlardi.16
"Hareket Ordusu," 1909 da Istanbul'da yer alan 31 Mart
irtica olayini17 bastirmak icin yola ciktiginda,
subaylarinin yuklu bolumu once'den Selanik'te ve
Makedonyada gorev yapmislardi. 1912 Balkan savasi
bittiginde, Avrupali devletler Osmanlilarin bir jandarma
orgutu kurmasini istemislerdi. Bu jandarma, "Osmanli
imparatorlugu icinde yasamakta olan Hristiyanlarin can ve
mal guvenligini koruyacak" idi. Selanik ve Makedonyadaki
Osmanli subaylari, Osmanli jandarmasini denetlemek icin
gelen Avusturyali ve Italyan subaylarla da tanisiyorlardi.
Ustelik, o surec icinde, Alman subaylari Istanbul'daki
Harbiye'de ogretmenlik yapmakta idiler. Yetisen subaylar,
Almanca ogreniyor, Alman ordusu savas yontemleri ile
yakindan ilgileniyorlardi. Bu subaylarin arasinda, 1909-
1911 arasinda Almanya'da Askeri Atase olarak gorev yapacak,
Alman Dogu Bilimleri profesorlerince arkadasligi arananip,
yakinligi bilinecek Enver Bey de var idi. Enver'in Pan-
Turkizm ve Pan-Islamizm dusunce akimlarina olan tutkusunun
bu sure icinde koyulastigi da soylenir. Birinci Dunya
Savasi sonrasi, Enver Pasa'nin Turkistandaki olaylarla
yakindan ilgisi olacakti.18
Pan-Turanizm ve Pan-Islamizm Turklerce yaratilan
akimlar degildi. Dogu Bilimleri Profesorleri ve degisik
devletlerin yonetimince gorevlendirilmis kisilerce
olusturulmuslardi. Pan-Turanizm'in baslangici, 1865
yilinda yayinlanan bir kitapta gorulur. Bu yaraticiligin
temelini, Uruk, boy ve oymaklarina bakmadan Turklerin toplu
kokenleri ve birbirleri ile tek dil olan Turkce ile
anlasabilmeleri olusturuyordu. Ustelik Turkler, Altay
daglarindan, Osmanli imparatorlugunun baskenti Istanbul'a
kadar uzanan genis bir bolgeye yayilmislardi. Bu gorus'un
Turklere yansitilmasina, oz dusunceleri olarak
benimsemelerine ugrasildi. Rus'lar ve Avrupalilar, Pan-
Turkizm'i bir bagnazlik tutumu olarak ve Mogol Cengiz
Han'in (1167?-1227) yasaminda estirdigi uluslari kasip-
kavurma uygulamalarina es tutmaya calistilar. Sonucunda
"Pan-Turkizm" in yalnizca Ruslari degil, butun Bati
uygarliginin varligini ortadan kaldirabilecegi "korkusu"
dile getirildi.19 Topluca, Orta Asya'ya karsi yeni bir dizi
Hacli Seferleri duzenlenmesi geregini destekler tutum
takinildi.20
Pan-Turkizm, Orta Asya'da acik kollarla karsilanmadi.
Yakin yillarda da ogrenildigine gore, Pan-Turkizm onerisi
ilk olarak Ingiliz imparatorlugundan aylik alarak
calismakta olan bir kisice olusturulmustu.21 Orta
Asya'nin bu yon'den yeniden onem kazanmaya baslamasi 1894
yilinda Fransiz-Rus yakinlasmasina ve bu arada Pan-Turkizm
uzerine yeni kitaplarin yazilmasina neden oldu. Bu surec
icinde yazilan kitaplarin icindeki gorusler, sonradan Rus
kitaplarina da aktarildi.
Y�rminci yuzyil'da Rus isgali uzerine kacip Avrupa
baskentlerine yerlesen az sayida Orta Asyali gocmen
dusunurlerce, Pan-Turkizm Turkistan'in Rus somurgeliginden
kurtulus yolu olarak gorulmeye baslandi. Orta Asya gocmen
dusunurlerinin bu calismalari da, Avrupa kamu oyu
olusturucularinca gene ele alindi, daha once sallanan "Pan-
Turkizm" i suclayici parmaklar'in sayisi artti. Bu kamu
oyu olusturucularinin da cok iyi bildikleri gibi, bu surec
icinde Turkiye cumhuriyetinin kurulmasina da neden olan
olaylar, Turkistan icin de gecerli idi; Ingiliz, Fransiz,
Irlandali, Isvicre ulusculuk dusuncelerinden cok ayricaligi
yok idi.
Almanlarin Birinci Dunya Savasi oncesi Osmanlilari
Pan-Turkizm'i acikca kucaklamaya ittirmelerinin nedeni de
kolaylikla goruluyordu: Rus'lara karsi bu yol'dan girisim
ile, Rus ordu'larini boldurmek, ve Alman ordularina Bati'da
soluk aldirmak. Ayrica, Ingilizlerin Asya'daki
imparatorluguna karsi, Almanlar Pan-Islam calismalarina
basladilar. Dusunceleri, Orta Asya'da bir Islam ihtilali
cikartmak, Ingiliz birliklerini diger yerlerden cekerek bu
ihtilal'i bastirmakla ugrastirmak. O gunlerin Alman
Disisleri Bakan'ina verilen bu "Islam Ihtilali" onerisi,
gunumuzde ABD deki Yale Universitesi Kutuphanesinde
bulunmaktadir.
Pan-Islamizm'in, Islam dininin temelini olusturan
"ummetcilik" tutumu ile dogrudan ilgili olmadigini goz
onunde almak gerekir. Pan-Islamizm, Avrupali devletlerin
kendi aralarinda "Guc Dengesi" ugraslari sonucu orta'ya
cikan "somurgecilik" uygulamalarina karsi Cemaleddin Afgani
(1839-1897) tarafindan uygulanmaya baslamis idi.
Muslumanlari bir araya getirerek, bagimsiz bir Islam
toplumu gerceklestirmek amacini guduyordu. Ancak,
"bagimsizligini kazanacak" olan bu "Musluman toplumunun"
kendi iclerindeki Arap, Hintli, Iranli, Irakli, Magribi,
Sudanli, Suriyeli, Turk v.b. gibi ayirimlari yapilmamakta
idi. Avrupali kamu oy'u olusturuculari, Pan-Islamizm'i de
"tersine" bir hacli seferi belirtisi olarak gostermeyi
basardilar. Alman uygulayicilari da, Afgani'nin olumunden
sonra Pan-Islamizm yandaslarina olanca gucleri ile destek
verdiler. Bu yol'dan, Ingiliz yoneticilerinin savas
icindeki sorunlarini arttirmayi denediler.22 Birinci
Dunya Savas'i basladiginda, Pan-Turkizm ve Pan-Islamizm iki
ayri yonde, ancak tek amac ile isletilmekte idi.
Bolsevik ihtilali basverdiginde, yukarda da
belirtildigi gibi, Alman yoneticileri Bati sinirlarinda
bunalmakta olan Alman ordularina soluk aldirmak yollari
ariyorlardi. 1918 Kasim ayinda Birinci Dunya Savasi silah
birakismasi yer aldi. Yapilan anlasmaya gore, Istanbul'un
Ortak Ingiliz, Fransiz ve Italyan ordu ve donanmalari ile
isgaline karar verildi. Bu isgal baslamadan kisa sure
once Istanbul'dan bir Alman denizaltisi ile cikan Enver
Pasa, Odessa uzerinden 1919 basinda Berlin'e vardi. Enver
Pasa Berlin'de, Alman subaylarinin destegi ile bir "Islam
Birligi" orgutu kurdu, gazete yayinlamaya basladi.23
Birkac deneme'den sonra, Alman yoneticileri Enver
Pasa'yi 1920 yilinin ortalarinda Moskova'ya ulastirmayi
basardilar. Enver Pasa Moskova'da gunun ileri gelen
Bolsevikleri ile konustu, Hindistan'in Ingilizlerden
bagimsizligini kazanmasini saglamak icin Asya'da bir Islam
Ihtilali baslatmak onerisinde bulundu. Bu is'e Turkistan'da
baslamak istegini acikladi.24
Bu arada, Orta Asya'lilar oz bagimsizliklarini
ellerine almak icin, dunyadaki diger akimlarla ilisigi
olmayan bir orgut kurmuslardi. Bu cerceve icinde, daha
onceden duyurulmus olan Baskurt, Kazak, Ozbek, Tatar
atilimlarinin baslarindaki onderler belirli bir isbirligi
yapiyorlardi. Amaclari, Turkistan toplumlarinca 1916 da
girisilmis olan bagimsizlik savasina olumlu olarak birlikte
yon vermek ve bagimsiz Turkistan'i gerceklestirmek idi.
1919 da bu birligin kuzeyinde kalan Baskurt, Kazak ve Tatar
bolumlerini Bolsevikler isgal edince, onderleri Guney'e,
Semerkand ve Taskent yorelerine gectiler.
Cemal ve Halil Pasalar da Enver'den once Moskova'ya
gelmislerdi.25 Dusuncelerine gore, bir "Islam Ihtilal
Birligi" kuracaklardi. Cemal Pasa'nin istegi, Hindistan'in
Puncap yoresinde Islam Ihtilali cikarmak idi. Cemal Pasa,
Moskova'da Bolsevik onderlerine Basmacilarin yardimi ile
Hindistandaki Ingiliz imparatorluguna son vermek isteginde
oldugunu soyledi. Bolsevikler inanir gorunduler. Cemal
Pasa'inin, Turkistan'da ve Kuzay Hindistan'da bir Turk
Birligi kurmaya calismasindan cekiniyorlardi. Daha once,
10cu yuzyilda Gazneliler,26 12ci yuzyilda Altamis,27 16ci
yuzyilda Babur28 gibi Orta Asya Turkleri boyle
imparatorluklar kurmamislarmiydi? Bununla birlikte,
yakindan gozaltinda bulundurmak yolu ile, Camal Pasa'nin
Bolsevik calismalarina dunya kamu oyunda "Pan-Turkizm" ve
"Pan-Islamizm" korkusunu yaymak yolu ile yardim
edebilecegini gorduler.
Bu arada, Turkistan Bagimsizlik Birligi kurulmus,
adina kisaca "Cemiyet" denmekte idi. Onderlerinden biri,
daha sonra Avusturya ve Almanya'dan baslayarak, 50 yildan
artik tarih Profesorlugu yapan Zeki Velidi Togan (1890-
1970) idi. 25 Ocak 1921 de, Turkistan Birligi,
Afganistan'in Kabul sehrinde olan Cemal Pasa'ya bir mektup
gonderdi:
"....Sizden ricamiz budur ki, Ortasarktaki siyasetiniz
koca Turkistan'in mukadderatini Islam aleminin halasi
icin tertip olunan planlara kurban etmemek esasinda
olsun....Bir defa daha hatirlatalim ki, Bolseviklerin
mustemlekeleri Avrupa kapitalist devletleri elinden
kurtarmak fikrinde samimi kaldiklarini bir dakika icin
tasavvur ettigimiz halde bile, Turkistan, kendi
mukadderatini kapitalizmle sosyalizmin akibeti
simdilik mechul olan mucadelesi ile baglayamaz...."29
Turkistan Birligi gizli derneginin calismalari ve
etkenligi de gittikce artmakta idi. Sovyetler30 ve
Komunist partisi toplantilarinda, polis ve yonetim
organlari icinde gizli calismakta olan uyeleri yardimi ile
olaylarin akisini degistirebiliyordu. Buhara, Taskent,
Semerkant ve Konkand'daki isci orgutleri de bu Birlik
icinde idiler. Togan, "....Birligin basindakilerin bu
basari'lari, 1917 yilinda ruyalarinda bile gorseler
inanamiyacaklarini..." soyler.
Enver Pasa'nin 1921 Eylulunde Turkistan'a gelmesinden
once, Islamiyet'in bu toplum icinde belirli bir politik
yer'i var idi. Eski dusuncesel canliligini ve parlakligini
yitirmis, dar cerceveli bir tutuculuga donmus, kisilerin
elinde yeni mezhep ve tekkelerde yonetilmekte idi.
Togan'in anlattigina gore, Buhara Emir'i bu tur
yoneticilerden biri idi. Bu arada, Basmacilar da uc'e
ayrilmakta idiler: "emirciler;" "yari emirciler;" "emir
dusmanlari." Birlik, emir'i, emir'in ozel dincilik
dusuncesini ve bu tur dusunceleri destekleyenleri ortadan
kaldirmak calismalarina basladi. Birlik, Emir ve
emirciligin, Turkistan'in bagimsizligina kavusmasini
engelledigi dusuncesinde idi.
Birligin kurulmasina kadar, Buhara Emirligi de
yasiyorken, aydin Turkistanlilar Basmacilarla iliski icinde
degildiler. Basmacilarin basinda kadimist ulema31 vardi.
1917 yilinda yapilan Duma secimlerinde, aydinlar ve
okumuslar dorduncu listede idi. Ulema da, okumuslarin
karsisinda oldugundan, bunlara Dorduncu adini verdi ve sert
karsi propaganda yapmaya basladi.32 Bunun sonucunda yeni
kusak 1918-1919 doneminde "Dorduncu"lere inanmadi.
Ustelik, Dorduncu'lerin Bolseviklerin propagandasina inanip
Bolseviklerle isbirligi yapmalari da yeni kusagin
Dordunculerden uzak durmasinin baska bir nedeni idi.
1920 yilinda, Dordunculerin bel bagladigi Bolsviklerin
verdikleri sozleri tutmadiklari anlasilmaya baslaninca, ve
bu'na Buhara Emir'inin Buhara'dan kacmasi33 yeni
yardimlasmalara ve ortakliklara yol verdi. Dorduncu'ler
Basmaci'larla isbirligi yapmaya basladilar, kadimist
ulema'nin Basmacilar uzerindeki etkisi azalmaya basladi.
Genc kusak da Basmaci'lara katildi. Turkistan Birligi de
Semerkant, Hive ve Fergana'da Basmacilarla iliskiler kurdu.
Ortak amac, Basmacilarin cagdas egitim yolu ile
orgutlenmesi ve ulusal bagimsizliga duzenli olarak ulasmak
idi. Turkistan Birligi, Basmacilarin egitimi icin en uzak
koselere kadar ogretmenler gonderdi. Butun bu olaylar
arasinda, Buhara Emiri kactigi yerde bile, Bolsevikleri
"Rusya" olarak gormeyi, ve onlara bagli kalmayi surdurmekte
idi.
Baku'da Eylul 1920 de yapilan Dogu Iscileri
Kongresi'nin34 de Turkistan bagimsizlik calismalari ve
ugras'in arttirilmasi uzerine buyuk etkisi oldu. Orta
Asyali'lar, Bolseviklerin ne gibi yontemlerle Baku'ya
hazirlikli geldiklerini, Kongre'de alinacak kararlari
Moskova'da yazip yanlarinda getirdiklerini gorduler.
Bolseviklerin "guvenlik gorevlileri," soz alip Kongre'de
konusmak isteyen Orta Asyalilari ne gibi yontemlerle
susturduklarini izlediler. Anlasildi ki, Kongre'nin
alacagi yon, cok daha onceden Bolseviklerce
kararlastirilmis idi. Enver Pasa da Baku'ye geldi,
toplanti'da bir konusma yapmaya calisti.35 Ertesi ay,
Rus'larin istegi ile Bolseviklere silah satin almak icin
Almanya ve Isvicre'ye gitti. Enver Pasa, 1921 yilinda
gene Moskova'ya dondu.
Turkistan Birligi askeri ve politik acilardan hazirlik
yaparken, birkac ay oncesine kadar Moskova'dan Ingilizlere
karsi "Islam Birligi" adina propaganda yapmakta olan Enver
Pasa, 1921 sonlarinda Gurcistan ve Baku uzerinden
Turkistan'a vardi. Basmacilarla iliski kurarak,
Afganistanda olan Cemal Pasa ile birlikte Turkistan Birligi
ileri gelenlerine Bolseviklere karsi harekete gecmek
onerisinde bulundu. Yakinlik goremeyince, 1922 baslarinda
Buhara'ya gecti.
1917 Ihtilalinden sonra Birinci Dunya Savasindan
cekilen Bolsevikler, ordularini Bati sinirlarindan geriye
alarak yeniden duzenlemeye basladilar. 11 Agustos 1919 da
Rus generalleri komutasindaki 106 bin kisilik birlikleri
ile "Turkistan cephesini" actilar. 1920 Eylulunde de
Bolsevikler: Birinci, Dorduncu ve Besinci ordularini,
Turkistandaki Bolsevik ordulari ile birlestirdiler.
Sonucunda, yukarida da belirtilen silahlandirilmis
demiryolu iscileri ve Rus gocmenlerine ek olarak, 200 bin
kisilik iyi donatilmis bir Bolsevik gucu ile "Basmacilik"
hareketini sondurmek isine giristiler. Ali Bademci'nin
olaylari goz'leri ile gorenlerden topladigi bilgilerde de
belirtildigi gibi, insanlik disi agir bir tutum ile sivil
Turkistan toplumuna saldirdilar. Gene de, Turkistanlilarin
bagimsizlik calismalarini durduramadilar. Bunun uzerine,
Bolsevikler, bir yandan askeri harekat'i butun gucleri ile
surdururken, diger yanda da "ozel atilimlara" girismek
geregini duydular. "Pan-Turkizm" ve "Pan-Islamizm" in
butun dunya icin bir musibet oldugu ve ortadan kaldirilmasi
icin her turlu guc kullanilmasi gerekli oldugunu dunya'ya
duyurdular. Bir taraftan bu yolda propaganda yaparlarken,
diger yandan da Turkistanlilari birbirlerine karsi
vurusturmak icin yollar aramaya basladilar.
Turkistan Birligi ise, Komunist partisi ve Bolsevik
yonetimi icindeki uyeleri yolu ile bu gelismelerden gunu
gunune bilgi almakta idi. Enver Pasa'ya, Afganistan'a
gecmesi ve kisisel calismalarini oradan yurutmesi onerisi
yapildi. Enver Pasa ise, yukarda belirtildigi gibi, 1922
yili basarinda Dogu Buhara'ya gecerek orada Buhara
Emiri'nin yonetiminde kalan Basmacilarla iliski kurdu.
Dogu Buhara'daki emirci Basmacilar ise, Enver Pasa'yi
silahsizlandirip, gozaltina aldilar. Enver Pasa'nin,
Buharadaki Liva-i Islam Kumandani ve Halifenin Damadi gibi
basliklarla muhur kazdirip bildiriler yayinlamasi ve Buhara
emirinin askerbasiligini kabul etmesi uzerine gozaltinda
bulundugu yerden ayrilabildi ve Bolseviklere karsi
carpismalar duznenlemeye basladi. 1909 yilinda
Istanbul'daki 31 Mart Irtica Hareketini bastirmak icin
Hareket Ordusu icinde yurumus olan Enver Pasa, bu kez de,
13 yil once sert bir tutumla karsilik almis oldugu
murtecilerle isbirligine girdi.
Turkistan Birligi de bu yeni gelisme karsisinda
tutumunu gozden gecirdi. Dogu Buhara'daki emirciler
Turkistan Birligi uyelerine ve Turkistan Birligine karsi
cikmaya basladilar. 1922 yili Agustos basinda Enver Pasa
yalin kilic bir Rus birligine saldirdi, makinalitufek atesi
ile karsilandi. Bugunku Tacikistan topraklari icinde kalan
bir alanda vurulup oldu. Askeri hareketi yurutmek ile
gorevli Rus generalinin gorus'une gore, Enver Pasa daha ise
baslamadan once, toplumsal ve politik konulardaki
yetersizliginden dolayi, dus'undeki ugrasini kaybetmisti.
Bu Rus general'i, Moskova'da yaptigi bir toplantida, Enver
Pasa'nin yazdigi ve ancak alicilarina varamadan
Bolseviklerce ele gecirilmis mektuplarini sergileyerek
gorusunu belgeledi.36 Birkac gun sonra, kurtulus savasi
yapmakta olan genc Turkiye Cumhuriyeti, 22 gun ve gece
suren (23 Agustos-12 Eylul 1921) Sakarya bogusmasina
basliyordu.37
Enver Pasa'nin olumu, emirci ulemaca yaratilmis ikilik
yarasinin iyilesmesini onleyemedi. Turkistan Birligi
Bolseviklerle yaptigi vuruslari surdurdu. Ancak,
ellerindeki silah ve cephaneyi yenileyemedikleri icin,
Bolseviklerin donatim ustunlugu altinda ezilmeye
basladilar. Bu arada, Bolsevikler de bos durmuyor, Kirgiz
ve Kazaklar arasinda bascilik yarismasi acarak, Birligi
bozmaya calisiyorlardi. "Pan-Turkizm" ve "Pan-Islamizm"
konularinda da ayrica ozendirmelerle de Birligin dusuncesel
yon'unu degistirmeye ugrasiyorlardi.
1919 yilinda Paris'te yer alan Baris Toplantisi ise,
Turkistan'dan gonderilen sozculer ile ilgilenmedi. 1918-
1920 arasinda bagimsizlik kazanmis olan Azerbaycan
Cumhuriyetinin sozculeri de, Baris Toplanti'sinin genel
oturumlarina alinmadilar, yalnizca savas'i kazanan
ulkelerin yoneticilerince "ozel gorusmelerle"
oyalandirildilar. Turkistan Bagimsizlik Savasi
uluslararasi ortamda yalnizca ilgisizlik gormedigi gibi,
Iran ve Hindistan yolu ile bu bagimsizligin onlenmesine de
calisiliyordu.
Birinci Dunya Savasini kazanmis ulkeler, Bolseviklerin
carlik Ruayasini devirerek yerine gecmelerini
istemiyorlardi. Bunun nedeninin altinda, Bolsevik
dusuncelerinin niteligi var idi. Bolsevikler,
dusuncelerini 1848 yilinda Marks (1818-1883) ve Engels'in
(1820-1895) Almanca olarak Londra'da yayinlanan Komunist
Manifestosu38 uzerine oturtmakta idiler. 20 ci yuzyilin
basi Avrupa goruslere gore, Bolseviklerin tutumlari, 1789
Fransiz ihtilali ve sonrasinda oldugu gibi, Avrupa'da ic
savaslarin cikmasina neden olabilecek, ve o gun'e kadar
gucluk ile kurulmus olan uluslararasi dengeler bozulacak
idi.
Bolseviklere (Kizil Rus'lara) karsi carpistirilan Rus
Peter Wrangel (1878-1928) Ingiliz, Fransiz ve Italyan
isgali altindaki Istanbul yolu ile Kirim limanlarindan
silah ve cephane yardimi gormekte idi. Amerikan ve
Ingiliz birlikleri de 1919 yilinda Kuzey'den, Arkhangels
limanina indirilmis, Wrangel'in komutasindaki "Beyaz Rus"
birliklerine yardim etmek icin hazirlik yapiyorlardi. Bu
ortam icinde, duzenli dusunce cercevesi ile ele
alindiginda, Bolseviklere karsi Avrupa devletlerinin
Turkistan Bagimsizlik Savasina yardimci olmalari gerekirdi.
Ancak, belki de "Pan-Turkizm" ve "Pan-Islamizm"
propagandasinin kamu oyu dusuncelerine yerlestirilmis
olmasi, Bolseviklere karsi savasan Avrupa devletleri ile
Turkistanlilarin dogal gorus birligini engelledi.
Turkistan Birligi yoneticileri, silahli vurusmalarin
kendi acilarindan olumlu bir sonuca baglanamayacagini
anladilar. Bunu uzerine, bagimsizlik ugraslarini dusunce
savasi olarak surdurebileceklerine inanc getirdiler.
Boylelikle, toplumlarinin ilerde yeniden bagimsizlik
ugrasina girebilecekleri gunlere hazirlik yapmak istediler.
Bu yolda, iki atilim'a gectiler. Once, yetenekli, egitim
ve deneyli bascilarini Orta Asya'dan cikardilar. Bu
bascilar, Avrupa ulkelerinde Turkistan Bagimsizlik Savasi
icin bilimsel yol'dan caliscaklardi. Ikinci olarak ta,
Turkistan Birligi orgutu'nu SSCB de yeni yaratilmakta olan
kuruluslar icinde saklamak yolunu sectiler. Baslangicta,
her iki atilimi da basardilar.
Bir bolum Turkistan Birligi bascilari gizlice
sinirlardan gecirilerek Turkistan disina kacirildilar.
Eger bu kisiler Turkistanda kalmis olsalardi bile,
Turkistan Birligine yardimlari olamayacagi gibi, Birlige
zararlari da olacak idi. Cunku, Bolsevikler butun ordu
gucleri ve gizli polisleri ile bu kisileri aratmakta idi.
Bu arama-taramalar, SSCB ici kuruluslarda saklanmakta olan
Turkistan Birligi'nin diger uyelerini ortaya cikarabilecegi
icin de her anlamda sakincali idi. 1920lerde Turkistan
disina cikarilan bu bascilar, sonraki yillarda Turkistan
bagimsizligi yolunda buyuk yarari olan calismalari
gerceklestirdiler.
Ikici Dunya Savasi sirasinda, gene yuksek sayi'da
Turkistanli, bu kez SSCB Kizilordu'su icinde askere
alindilar. Kizilordu bu sure icinde ozellikle Almanlara
karsi carpismaktaydi. Kizilordu icindeki Turkistan'lilar,
kisa sure icinde silah birakarak Alman tarafina gecmeye
basladilar, savas tutsagi oldular. Alman Genelkurmayi, bu
Turkistanlilardan birlikler kurarak, Kizilordu'ya karsi
carpistirdi.
En sonunda, ABD yoneticileri bu Turkistanli
birliklerin varliklarini ogrendi. Ikinci Dunya Savasinin
bitmesi ile baslayan Soguk Savas icinde once New York'ta
"Rusya Halklarini Kurtarma Komitesi"39 kuruldu. Bu
komite, Amerikan ordusu isgali altindaki Munih'te
olusturulan "Bolsviklere Karsi Koyma Islerini Duzenleme
Merkezi"ni40 olusturdu ve giderlerini yuklendi. Ancak, bu
isleri yoneten ABDli yoneticilerin de Turkistan Bagimsizlik
Savasinin ilkelerini ve baslama nedenlerini anlamadigi goze
carpiyordu. ABDli yoneticiler, Rus olmayip ta SSCB de
yasamakta olan toplumlarin Avrupa'da yasamakta olan
onderlerinin "Bolsviklere Karsi Koyma Islerini Duzenleme
Merkezi" cercevesi icinde birlesmelerini oneriyordu.
Bununla birlikte, Bolsevik olmayan ve Bolseviklere karsi
calismakta olan Rus'lari "Bolseviklere Karsi Koyma Islerini
Duzenleme Merkezi"nin basinda tutulmakta idiler. Bu durum
da, SSCB icinde yasayan diger toplumlar gibi (Turkistan
Bagimsizlik Savasinin nedenlerinden biri dolayisi ile),
Turkistanlilar icin dusunulebilecek bir olay degildi.
Belki de bu islerle gorevlendirilmis olan ABDli
yoneticiler, butun iyi niyetlerine karsilik, ya ellerinde
iyi bilgi olmadigindan, ya da olaylari butun yonleri ile
anlamadiklarindan bu tur uygulamalara giriyorlardi.
Bu nedenlerle, bu surec icinde Moskova'da kurulmus
olan Karsi-Propaganda orgutleri de "Bolsviklere Karsi Koyma
Islerini Duzenleme Merkezi" calismalarini onlemekte gucluk
cekmediler.
Turkistanlilarin ikinci amaci olan, Turkistan Birligi
Kurulusunu ve bu Birlik icin calisan uyelerini saklamak ve
korumak calismalari da kisa sure icin basarildi. Taskent
baskent olmak uzere, Turkistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
kuruldu. Ancak, Moskova'daki Sovyet yoneticilerince,
Turkistan SSCB ve benzeri olarak 1920 de kurulmus olan
Harzem SSCB ve Buhara SSCB de "sonuc" olarak gorulmemekte
idi. 1924 yilinda, Buhara ve Harzem SSCBleri gibi
Turkistan SSCB de bozduruldu. Toplami parcalanarak,
yerlerine Kazak, Ozbek ve Turkmen SSCBleri kuruldu. Kisa
sure sonra da, Kirgiz SSCB Kazakistan SSCBden; Tacik SSCB
de Ozbekistan SSCBden koparilarak iki yeni "cumhuriyet"
olarak olusturuldu. Bu duzen 1991 sonuna kadar surdu.
1920lerde yer alan butun bu olaylara karsin, Turkistan
Birligi dusuncesi ve kurulusu tam anlami ile ortadan
kaldirilamamisti. Stalin'in 1928-1953 yillari arasindaki
tek sozlu yonetimi sirasinda kasitli yaratilan aclik ve
"temizleme" yolu ile kirilmalarina karsin, Turkistan
Birligi'nin onderleri ve ilkeleri yasamakta idi.41
KAYNAKLAR:
1. Bu yazi Ingilizce olarak "Basmachi" basligi ile Modern
Encyclopedia of Religions in Russia and Soviet Union (FL:
Academic International Press, 1991), Cilt 4, Sayfa 5-20 de
yayinlanmistir.
2. H. B. Paksoy, "Chora Batir: A Tatar Admonition to Future
Generations." Studies in Comparative Communism Vol. XIX,
Nos. 3 & 4, Autumn/Winter 1986, ve kullandigi kaynaklar.
3. Bir anlamda, kuruldugundan bu yana tek kisi'nin
buyruklari (Mutlakiyet) ile yonetilen carligin, yasalara
dayali yoldan (Mesrutiyet) "cogulcu" yonetime gecmesi sozu
ediliyordu.
4. Ayrintilar icin, bak: H. B. Paksoy, Orta Asya Cogulcu
Yonetim Gundemleri (1992), ve kullanilan kaynaklar.
5. Z. V. Togan, Turkili Turkistan (Istanbul, 1981). Sayfa
387. Anlasilacagi gibi, Cin ve Cezayir basmacilarina
yapilan atiflar, adi gecen ulkelerdeki 1940 ve 1950 lerdeki
savaslar ile ilgilidir.
6. Tacitus, The Agricola and the Germania, H. Mattigly
(Tr.), Revised by S. A. Hanford (London, 1970). S. 62-64.
Cevirisi icin bak H. B. Paksoy, "Turk Tarihi, Toplumlarin
Mayasi, Uygarlik" Annals of Japan Association for Middle
East Studies (Tokyo), 1992, No. 7. Bu yazi, Turkiyede
ayrica yayinlandi. Bak: Yeni Forum (Ankara), Vol. 13, No.
277, 1992.
7. Kasgarli Mahmut, Kitab Diwan Lugat at Turk. Ilk yayin:
Kilisli Rifat (Istanbul, 1917-19). 3 cilt. Daha sonra, B.
Atalay tarafindan yeniden yayinlandi: Divanu Lugat-it-Turk
Tercumesi (Ankara, 1939-1941). 3 cilt.
8. Ali Bademci, Turkistan Milli Istiklal Hareketi ve Enver
Pasa, 1917-1934 (Istanbul, 1975); Abdullah Recep Baysun,
Turkistan Milli Hareketleri (Istanbul, 1934); Mustafa
Cokayoglu, 1917 Hatira Parcalari (Paris-Berlin, 1937);
Baymirza Hayit, Esir Turkler ((Ankara, 1966); Abdulkadir
Inan, "1916 Yililndaki Ayaklanma" Turk Kulturu (1963), No.
12; Hasan Oraltay, Alas: Turkistan Turklerinin Milli
Parolasi (Istanbul, 1973); A. Oktay, "Turkistan Milli
Muhtariyet Hukumeti" Dergi (1964) No. 19; Ibrahim Yarkin,
"Muhtar Turkistan ve Alas Orda Hukumetleri ile Basmacilik
Hareketleri Hakkinda" Turk Kulturu (1964) No. 23; a. g. y.
"Turkistanda 1916 Isyani Hakkinda Bazi Bilgiler" Turk
Kulturu (1968) No. 68; Karsilik olarak, "Basmaci" uzerine
Rus yazarlari 200 uzerinde yayin yaptilar. Dizin icin bak:
Marie Bennigsen Broxup, "The Basmachi" Central Asian Survey
(Oxford) 1983. Cilt 2, N. 1.
9. H. B. Paksoy, "Kirim Tatarlari" Belgelerle Turk Tarihi
Dergisi (Istanbul) Sayi 72, Subat 1991.
10. Audrey L. Altstadt, The Azerbaijani Turks: Power and
Identity under Russian Rule (Stanford, 1992). Hoover
Institution, Studies in Nationalities Series.
11. Bu konu'larda cok kitap yazilmistir. Ornek olarak bak:
Edward Ingram, The Beginnings of the Great Game in Asia,
1828-1834 (Oxford, 1979); a. g. y., Commitment to Empire:
Prophecies of the Great Game in Asia, 1797-1800 (Oxford,
1981); a. g. y., In Defense of British India: Great Britain
in the Middle East, 1775-1842 (London, 1984).
12. Yusuf Akcura, "Uc Tarz-i Siyaset" Turk gazetesi
(Kahire) 1904, Sayi 24. 1904. Bu yazi, 1912 yilinda
Istanbulda bir kitapcik olarak basildi; Turk Tarih
Kurumunca Ankarada 1976 yilinda yeniden yayinlandi.
Ingilizcesi icin bak: Ceviren: David Thomas, "Three
Policies," H. B. Paksoy, Ed., Central Asian Monuments
(Istanbul: Isis Press, 1992).
13. Kazim Karabekir, Istiklal Harbimizin Esaslari
(Istanbul, 1933-1951); a. g. y., Istiklal Harbinde Enver
Pasa (Istanbul, 1967); a. g. y., Cihan Harbine Neden
Girdik, Nasil Girdik, Nasil Idare Ettik (Istanbul, 1937);
a. g. y., Istiklal Harbimiz (Istanbul, 1960), cilt I.
Yasami boyunca, Karabekir 30 a yakin kitap yazdi. Bu
kitaplarin yayimi, degisik kisiler ve yayinevlerince
gunumuzde surdurulmektedir.
14. S. J. Shaw & E. K. Shaw, History of the Ottoman Empire
and Modern Turkey (Cambridge, 1977).
15. Lowell Tillett, The Great Frienship: Soviet Historians
on the non-Russian Nationalities (Chapel Hill, N. C, 1969);
Alexander Park, Bolshevizm in Turkestan, 1917-1927 (New
York, 1957); Hugh Seton-Watson, The Russian Empire, 1801-
1917 (Oxford, 1967); Richard Pipes, The Formation of the
Soviet Union (Harvard, 1957).
16. H. B. Paksoy, "Nationality and Religion: Three
Observations from Omer Seyfettin" Central Asian Survey Vol.
3, No. 3, 1984.
17. Sina Aksin, 31 Mart Olayi (Ankara, 1970); Ernest E.
Ramsaur, The Young Turks: Prelude to Revolution of 1908
(Beyrut, 1965).
18. Bu surec ile ilgili olarak, bak: Ahmed Emin [Yalman],
The Development of Modern Turkey as Measured by Its Press
(New York, 1914); idem, Turkey in World War (New Haven,
1931); Halide Edib [Adivar] The Turkish Ordeal (NY, 1928);
Uriel Heyd, Foundations of Turkish Nationalism: The Life
and Teachings of Ziya Gokalp (London, 1950); L. V. Thomas
and R. N. Frye, The United States and Turkey and Iran
(Cambridge, MA, 1951); F. Kazemzadeh, The Struggle for
Transcaucasia 1917-1921 (NY, 1951); T. Z. Tunaya Turkiyede
Siyasi Partiler, 1859-1952 (Istanbul, 1952); Serif Mardin,
Jon Turklerin Siyasi Fikirleri, 1895-1908 (Ankara, 1964);
G. L. Lewis, Turkey (London, 1965); idem, Modern Turkey
(London, 1974); Feroz Ahmad, The Young Turks: The Committee
of Union and Progress in Turkish Politics, 1908-1914
(Oxford, 1969); M. Gilbert, Winston S. Churchill, 1914-
1916. (Boston, 1971); B. Lewis, The Emergence of Modern
Turkey (Oxford, 1976); S. J. Shaw & E. K. Shaw, History of
the Ottoman Empire and Modern Turkey (Cambridge, 1977);
Lord Kinross, Ataturk (New York, 1978); Alvin Z.
Rubinstein, Soviet Policy Towards Turkey, Iran, and
Afghanistan: The Dynamics of Influence (New York, 1982); M.
Sukru Hanioglu, Bir Siyasal Orgut olarak 'Osmanli Ittihat
ve Terakki Cemiyeti' ve 'Jon Turkluk' 1889-1902 (Istanbul,
1985); Sevket Pamuk, The Ottoman Empire and European
Capitalism, 1820-1913: Trade, Investment and Production
(Cambridge University Press, 1987); Resat Kasaba, The
Ottoman Empire and the World Economy: The Nineteenth
Century (State University of New York Press, 1988); Bruce
Masters, The Origins od Western Economic Dominance in the
Middle East: Mercantilism and the Islamic Economy in
Aleppo, 1600-1750 (New York University Press, 1988); Selim
Deringil, Turkish Foreign Policy during the Second World
War: An "Active Neutrality" (Cambridge University Press,
1989); Masami Arai, Turkish Nationalism in the Young Turk
Era (Leiden, 1991).
19. Kaynaklar icin bak: H. B. Paksoy, "Turk Tarihi,
Toplumlarin Mayasi, Uygarlik" Annals of Japan Association
for Middle East Studies (Tokyo), 1992, No. 7; ve Yeni Forum
(Ankara), Vol. 13, No. 277, 1992.
20. Joint Note of the Allied Governments in answer to
President Wilson, The Murderous Tyranny of the Turks.
Arnold J. Toynbee (Hodder & Stoughton, 1917). Tarihci
Toynbee, 1919 Paris Baris Toplantisina katilan Ingiliz
takiminin bir uyesi idi. Ek olarak bak: Arnold J. Toynbee
and Kenneth P. Kirkwood, Turkey (Charles Scribners, 1927).
21. M. Kemal Oke, "Prof. Arminius Vambery and Anglo-Ottoman
Relations 1889-1907" Bulletin of the Turkish Studies
Association, Vol. 9, No. 2. 1985.
22. Nikki Keddie, Sayyid Jamal ad-Din "al-Afghani" A
Political Biography (Berkeley, 1972); H. A. R. Gibb, Modern
Trends in Islam (Chicago, 1947).
23. Masayuki Yamauchi, The Green Crescent Under the Red
Star (Tokyo, 1991).
24. S. S. Aydemir, Makedonyadan Orta Asyaya Enver Pasa
(Istanbul, 1970-1972). Uc cilt. (Birkac basimi yapildi); a.
g. y., Tek Adam (Mustafa Kemal) (Istanbul, 1963-1965) Uc
cilt; a. g. y., Ikinci Adam [Ismet Inonu] (Istanbul, 1966-
1969) Uc cilt. Ek olarak, bak: Feridun Kandemir, Enver
Pasa'nin Son Gunleri (Istanbul, 1943).
25. Cemal ve Halil Pasalarin kimlikleri ve ilgili olaylar
icin bak: S. S. Aydemir, Makedonya'dan Orta Asya'ya Enver
Pasa (Istanbul, 1972) Uc cilt.
26. C. E. Bosworth, The Ghaznavids: Their Empire in
Afghanistan and Eastern Iran, 994-1040 (Beirut, 1973).
27. V. Smith, The Oxford History of India (Oxford, 1919);
Simon Digby, "Iletmish or Iltutmush? A Reconsideration of
the Name of the Dehli Sultan" Journal of the British
Institute of Persian Studies (Iran) 1970, VII, Sayfa 57-64.
28. Lt. Col. Sir Wolseley Haig & Sir Richard Burn (Eds.)
The Cambridge History of India (1922-1953), Vol III, Turks
and Afghans (1928). M. G. S. Hodgson, The Venture of Islam:
Conscience and History in a World Civilization (Chicago,
1974); The Babur-Nama in English, (Memoirs of Babur) Anette
S. Beveridge, Tr. (London, 1922). 1969 da yeniden basildi;
Muhammad Haidar A History of the Moghuls of Central Asia
Being the Tarikh-i Reshidi of Mirza Muhammad Haidar
Dughlad, E. D. Ross, (Tr.), N. Elias, (Ed.) (London, 1898).
Ikinci basim icin bak: (New York, 1970).
29. Z. V. Togan, Turkili Turkistan Sayfa 431.
30. Rusca'da "Sovyet," bir yonetim kurulu'na verilen addir.
Ornegin, "sehir meclisi," "hukumet meclisi."
31. Istanbul'da 31 Mart 1909 olayini cikaran, "seriat
isteyici" tur'den.
32. Bu sure icinde Kirgizlarin "Dordunculer" uzerindeki
gorusleri icin bak: H. B. Paksoy, "Observations Among
Kirghiz Refugees from the Pamirs of Afghanistan Settled in
the Turkish Republic" Journal of the Anthropological
Society of Oxford Vol. XVI, No. 1, 1985.
33. Seynour Becker, Russia's Protectorates in Central Asia:
Bukhara an Khiva, 1865-1924 (Harvard, 1968). Oncesi sure
icin bak: R. N. Frye, The History of Bukhara (Harvard,
1954).
34. S. White, "The Baku Congress of the Toilers of the
East" Slavic Review September 1967.
35. Konusma'nin metni icin bak: Masayuki Yamauchi, The
Green Crescent Under the Red Star (Tokyo, 1991). Toplanti
ile ilgili ayrintilar icin bak: S. S. Aydemir, Suyu Arayan
Adam (Istanbul, 1971). Dorduncu Baski.
36. Sevket Sureyya Aydemir, Suyu Arayan Adam (Istanbul,
1971).
37. Bilal Simsir, Ingiliz Belgeleri ile Sakarya'dan
Izmir'e, 1921-1922 (Istanbul, 1972).
38. Ilk Ingilizce cevirisi 1888 de yayinlandi. Ayrintilar
icin bak: Karl Marks, Friedrich Engels, The Communist
Manifesto, Introduction and notes by A. J. P. Taylor
(Penguin, 1967).
39. American Committee for the Liberation of the Peoples of
Russia.
40. Coordinating Center for the Anti-Bolshevik Struggle.
41. Bak H. B. Paksoy, "Orta Asya Cogulcu Yonetim
Gundemleri" Yeni Forum (Ankara), Vol. 13, No. 281, Ekim
1992. Pp. 32-42.