| Return Create A Forum - Home | |
| --------------------------------------------------------- | |
| kitap | |
| https://kitap.createaforum.com | |
| --------------------------------------------------------- | |
| ***************************************************** | |
| Return to: Kitabın B�l�mleri | |
| ***************************************************** | |
| #Post#: 212-------------------------------------------------- | |
| 27. Simgeler | |
| By: yazar Date: December 22, 2021, 11:17 pm | |
| --------------------------------------------------------- | |
| https://i.ibb.co/PwYV3LL/sayfa27.png | |
| 85.1 Sonra diğer bir r�yayı g�rd�m ve hepsini sana | |
| anlatacağım evladım. | |
| 85.2 H�nokh sesini y�kseltti ve oğlu M�thuşelah'a | |
| seslendi: Sana s�yl�yorum evladım, kelimelerimi duy, senin | |
| babana ait r�yanın g�r�nt�s�ne kulağını ver. | |
| 85.3 Annen Edn�'yı almadan �nce kanepede (uyurken) bir | |
| g�r�nt� g�rd�m. Bir �k�z / boğa topraktan doğru | |
| (dışarı) �ıktı ve bu boğa | |
| beyazdı.[132] Ondan sonra aynı cinsten gen� bir inek | |
| oraya geldi. Ve inekle birlikte iki erkek buzağı / | |
| tosun geldi. Onlardan biri siyah, diğeri ise | |
| kırmızıydı.[133] | |
| 85.4 Siyah tosun kırmızı tosuna boynuz vurdu ve | |
| onu yere / toprağa doğru takip etti ve o andan | |
| itibaren kırmızı olanı bir daha | |
| g�remedim.[134] | |
| 85.5 Siyah olan b�y�d� ve bir dişi inekte onla birlikte | |
| gitti. Ve o dişi olandan bir�ok boğa / | |
| sığırlar doğdu. Doğanlar ona | |
| benziyorlardı ve hepsi onu takip etti. | |
| 85.6 Ve ilk olan o inek, ilk olan boğanın huzurundan, | |
| o kırmızı olan tosunu arayarak geldi, ama onu | |
| bulamadı. Daha sonra acıklı bir şekilde | |
| inledi ve onu aramaya devam etti. | |
| 86.7 İlk boğa dişi olanın (yanına) | |
| gelip onu teskin edinceye kadar izledim. Ve dişi inek o | |
| andan itibaren bağırmadı. | |
| 85.8 Bundan sonra o dişi olan beyaz bir tosun doğurdu | |
| ve bundan sonrada bir�ok tosun ve siyah inekler | |
| (doğurdu).[135] | |
| 85.9 R�yamda o (yeni doğan) beyaz tosunun nasıl bir | |
| şekilde b�y�d�ğ�n�, hem de iri yapılı bir | |
| beyaz boğaya d�n�şt�ğ�n� g�rd�m. Ve ondan bir�ok | |
| beyaz tosunlar geldi. Onlar (yeni doğanlar) onun gibiydi. | |
| 85.10 Doğanlar bir�ok beyaz tosunun babası oldular ve | |
| onlar (doğanlar), onlara (babalarına) | |
| benziyorlardı. Biri diğerini takip etti. | |
| 86.1 Tekrardan uyurken g�zlerimle şahit oldum, | |
| yukarıdan semalardan bir yıldız d�şt�, | |
| ayağı kalktı ve yedi, o boğaların | |
| arasında otladı. | |
| 86.2 Bundan sonra iri ve siyah boğalar (geldi), işte! | |
| onların hepsi ağırdaki kendilerine ait b�l�mleri, | |
| otlarını ve kendi ineklerini değiştirdiler. | |
| Biri bir diğerinden sonra inlemeye başladı. | |
| 86.3 Tekrardan g�r�nt�n�n i�inde fark ettim, yukarı | |
| doğru semalara baktım ve işte! bir�ok | |
| yıldızın ve onların nasıl | |
| aşağıya indiklerini g�rd�m. O birinci / ilk | |
| yıldıza doğru hepsi semalardan | |
| aşağı atıldılar ve o gen� ineklerin ve | |
| boğaların arasına d�şt�ler. Orada onlarla | |
| birlikteydiler, onların arasında otluyorlardı. | |
| 86.4 İnen yıldızlara doğru baktım ve | |
| işte! hepsi atları andıran şahsi | |
| taraflarını �ıkardılar. Boğalara ait | |
| olan inekleri �rtmeye / ineklere binmeye başladılar. O | |
| ineklerin hepsi de hamile kaldı ve filleri, develeri ve | |
| eşekleri doğurdular. | |
| 86.5 Boğarların hepsi onlardan korktular ve | |
| onların �n�nde dehşete kapıldılar. Filler, | |
| develer ve eşekler kendi dişleri ile | |
| ısırmaya, hırsla yiyip yutmaya ve | |
| boynuzlarıyla ittirmeye / vurmaya başladılar. | |
| 86.6 Onlar b�ylelikle o boğaları mahvettiler / | |
| hırsla yiyip yuttular ve işte! Toprağa ait | |
| evlatların / gen� olanlarının tamamı | |
| titreyerek, onların �n�nde sarsılmaya ve onlardan | |
| ka�maya başladılar. | |
| 87.1 Tekrardan onların birbirlerine toslamaya | |
| başladıklarını fark ettim. Birbirlerini | |
| mahvederken / hırsla yiyip yutarken g�rd�m. Toprak / | |
| Yery�z� feryat etmeye başladı. | |
| 87.2 G�zlerimi tekrardan semalara kaldırdım ve g�r�nt� | |
| i�ine baktım, işte! semalardan, oradan geldiler ve | |
| varlıkları beyaz adama benziyordu. Bir tanesi o yerden | |
| dışarı �ıktı ve (diğer) �� onunla | |
| birlikteydi. | |
| 87.3 O son gelen ��, benim elimden tuttular ve beni | |
| toprağa ait nesillerinden yukarıya alarak, y�ksek bir | |
| yerin �zerine kaldırdılar. D�nyanın | |
| yukarısındaki y�ksek bir kuleyi bana g�sterdiler. Ve | |
| b�t�n tepeler (bulunduğum yere g�re) daha | |
| aşağıda kalıyordu. Onlar bana ş�yle | |
| dediler: Ta ki o fillerin, o develerin ve o eşeklerin | |
| başlarına, yıldızların ve | |
| boğaların �zerine gelecekleri g�r�nceye dek burada | |
| kal.[136] | |
| 88.1 �nceden dışarı �ıkmış, o d�rt | |
| taneden biri olanı g�rd�m. O semalardan ilk | |
| d�şm�ş olan yıldızı aldı. Onun | |
| ellerini ve ayaklarını bağlayarak, onu bir | |
| boşluğun i�erisine koydu. Bu boşluk, dar, derin, | |
| korkun� ve karanlıktı. | |
| 88.2 Onlardan biri kılıcını �ekti. Ve | |
| kılıcı fillere, develere ve eşeklere verdi. | |
| Onlarda birbirleriyle �arpışmaya başladı ve | |
| t�m toprak onlardan dolayı sarsıldı. | |
| 88.3 G�r�nt�de g�rd�ğ�m gibi, işte! o d�rt taneden | |
| biri semalardan olta atarak aşağıya indi. B�y�k | |
| yıldızları, onların şahsi | |
| taraflarını, atları andıran şahsi | |
| taraflarını ve (onların) hepsini yakaladı, | |
| ayrıca onların t�m�n� ellerinden ve ayaklarından | |
| bağlayarak onları arzın yarılarak | |
| a�ılmış bir boşluğun i�erisine | |
| fırlattı. | |
| 89.1 O d�rt taneden biri beyaz boğaya gitti. Beyaz | |
| boğa korkuya kapıldığı esnada, ona bir | |
| bilinmeyeni (gelecek tufanı) �ğretti. O | |
| doğuştan bir boğaydı, ama bir beşere | |
| d�n�ş� verdi ve kendi i�in b�y�k / geniş bir gemi | |
| yaptı. Yaptığı geminin i�inde | |
| barınıp / yaşadı. �� boğa da onunla | |
| birlikte o geminin i�erisine gitti ve onların �zeri gemi | |
| vasıtasıyla korunmuştu.[137] | |
| 89.2 G�zlerimi tekrardan semalara doğru | |
| kaldırdım, y�ksek bir �atı / dam ile birlikte, | |
| onun �zerinde yedi tane su kanalı / bent kapağı | |
| g�rd�m ve o su kanalları, fazla miktarda suyu bir | |
| a�ıklığın / kapsam i�erisindeki bir boş | |
| alanın i�ine boşalttılar. | |
| 89.3 İşte! tekrardan yerin �zerindeki su | |
| kaynaklarının, o b�y�k boşluğun i�erisine | |
| (doğru) a�ıldıklarını g�rd�m. Su | |
| fokurdamaya ve su (seviyesi) yerin yukarısına | |
| y�kselmeye başladı. Ta ki t�m yery�z� suyla kaplanana | |
| ve yer / toprak g�zden kayboluncaya dek. | |
| 89.4 Su, karanlık ve sis onun �zerinde arttı ve su | |
| seviyesinin y�ksekliğine baktım. Bu su yerin �zerinde | |
| y�kselmişti, yerin �zerine boşaldı ve toprak | |
| �zerinde durdu. | |
| 89.5 �st� a�ık alanda bulunan boğaların hepsi | |
| toplandı. B�ylelikle onların, o suyun i�erisine hemen | |
| nasıl battarak sıfıra indiklerini ve yok | |
| edildiklerini g�rd�m.[138] | |
| 89.6 Ancak o gemi suyun �zerinde y�zd�, yery�z�ndeki | |
| boğaların, fillerin, develerin, eşeklerin hepsi | |
| ve (diğer) t�m hayvanlar battı ve onları | |
| (artık) g�remedim. Onların (sudan) �ıkmaları | |
| m�mk�n değildi, ama yok edildiler / yıkıma | |
| uğradılar ve boşluğun i�erisine | |
| battılar.[139] | |
| 89.7 Tekrardan g�r�nt�de o su kanalları / bent | |
| kapakları y�ksek damdan kaldırılıp, | |
| toprağa ait su kaynakları kuruyuncaya ve diğer | |
| boşluklar a�ılıncaya kadar baktım. | |
| 89.8 Sonra sular, bu boşlukların i�erisine | |
| aşağısına doğru toprak | |
| kaplanmamış olana dek aktılar. Ve o gemi | |
| toprağa vardı / oturdu. Karanlık geri �ekilerek | |
| ışığa / aydınlığa | |
| d�n�şt�.[140] | |
| 89.9 Ki beşere d�n�şm�ş o beyaz boğa gemiden | |
| dışarı �ıksın diye ve �� tosunda onunla | |
| birlikteydi. O �� tosundan biri, beyaz boğa gibiydi. | |
| Onlardan bir tanesi kan gibi kırmızı ve biri (de) | |
| siyahtı. O beyaz olan tosun onlardan ayrıldı ve | |
| uzaklara gitti. | |
| 89.10 Ve onlar �l hayvanlarını ve kuşları | |
| ortaya �ıkmasına yol a�tılar, b�ylelikle onlardan | |
| her t�rl� zengin bir �eşitlilik kaynaklanabilecekti. | |
| Aslanlar, panterler, k�pekler, kurtlar, sırtlanlar, yaban | |
| domuzları, tilkiler, sincaplar, domuzlar, şahinler, | |
| akbabalar, kartallar, kuzgunlar / kargalar ve onların | |
| arasında doğmuş beyaz bir boğa. | |
| 89.11 Ve onlar birbirlerini ısırmaya | |
| başladılar, ancak onların arasında | |
| doğmuş olan beyaz boğa, onla birlikte bir yaban | |
| eşeğinin ve beyaz bir boğanın babası | |
| oldu ve yaban eşekleri �oğaldılar. | |
| 89.12 Fakat ondan doğmuş olan o beyaz boğa, siyah | |
| bir yaban domuzunun ve beyaz bir koyunun babası oldu ve bu | |
| yaban domuzu, bir�ok erkek domuzun babası oldu, ama o koyun | |
| on iki tane koyun yetiştirdi / on iki koyunun babası | |
| oldu. | |
| 89.13 Bu on iki koyun b�y�m�ş olduklarında kendi | |
| sayılarından birini eşeklere devrettiler. Sonra | |
| bu eşekler de o koyunu kurtlara verdiler, b�ylelikle o | |
| koyun kurtların arasında yetişti.[141] | |
| 89.14 Efendi / Rab, o on bir koyunu kurtların arasında | |
| yetişmiş koyun ile birlikte yaşamaları i�in | |
| ve onla birlikte kurtlar arasında otlamaları i�in | |
| getirdi. Onlar �oğalarak / �rediler ve bir�ok koyun s�r�s� | |
| oluşturdular.[142] | |
| 89.15 Ve kurtlar korkmaya başladı ayrıca kurtlar | |
| onları ezip / kahrettiler, ta ki koyunların | |
| yavrularını yok edinceye kadar ve koyunlar kendilerine | |
| ait yavruyu �ok g�r akan / suyu bol bir nehrin i�ine | |
| attılar. Ancak bu koyunlar kendilerine ait kuzudan | |
| dolayı y�ksek bir ses ile ağlamaya başladı | |
| ve onlar (tek olan) Rablerine sızlanarak / | |
| yakarışta bulundular.[143] | |
| 89.16 Bir koyun kurtlardan kurtulmuş olaraktan ka�tı | |
| ve yaban eşeklerine doğru firar etti. (Sonra) t�m | |
| koyunları acı �ekip / inlerken, feryat ederek kendi | |
| dermanlarıyla Rablerine istirham ederken g�rd�m, ta ki | |
| koyunların Rabbi y�ksek bir haneden koyunların sesine | |
| / cağrısına (doğru) aşağı | |
| ininceye kadar. (O) geldi ve onlara baktı / onları | |
| idare etti.[144] | |
| 89.17 Ve (koyunların) Rabbi kurtlardan ka�mış | |
| olan o koyunu �ağırdı ve kurtlar hakkında | |
| onla konuştu. B�ylece o koyun kurtlara nasihat verdi ve | |
| koyunlara dokunulmaması i�in uyardı.[145] | |
| 89.18 O koyun Rabbine ait kelimeler gereğince kurtlara | |
| gitti. Diğer bir koyun, o koyunla | |
| karşılaşıp onla birlikte gitti ve | |
| onların ikisi birlikte o kurtların meclisine girdiler. | |
| Onlarla konuştular ve onları uyardılar ki, o | |
| andan itibaren koyunlara dokunmasınlar.[146] | |
| 89.19 Bundan sonra kurtların, koyunlara nasıl t�m | |
| g��leriyle daha sert bir baskı uygulayarak | |
| davrandıklarını g�rd�m ve koyunlar y�ksek sesle | |
| �ağrıda / yakarışta bulundular.[147] | |
| 89.20 Onların Rabbi o koyuna doğru geldi ve o, | |
| kurtları d�vmeye başladı. Kurtlarda acı | |
| �ekmeye, inlemeye başladılar. Fakat koyunlar | |
| sessizleşti ve o andan itibaren feryat edip / | |
| bağırmadılar.[148] | |
| 89.21 Koyunlar kurtlardan ka�ıp kurtuluncaya dek onlara | |
| doğru baktım. Ancak kurtların g�zleri | |
| karartılmış / k�r olmuştu ve o kurtlar t�m | |
| g��leriyle o koyunların izini s�rmek �zere yola | |
| koyuldular.[149] | |
| 89.22 Ve koyunların Rabbi onlarla birlikte gitti, onlara o | |
| (koyun) yol g�sterdi ve t�m koyunlar onu takip ederek / | |
| izlediler. Onun y�z� parlıyordu, o koyunun g�r�nt�s� | |
| �rk�t�c� ve g�rkemli / asildi.[150] | |
| 89.23 Ama kurtlar o koyunların izini s�rmeye devam ettiler, | |
| ta ki suya ait genişliğin / denizin kenarında, | |
| onlar ile karşılaşıp / onlara | |
| ulaşıncaya kadar. | |
| 89.24 Suyun genişliği / deniz (ikiye) b�l�nd�. Su bir | |
| o tarafta dikildi, bir diğer tarafa onların y�zlerinin | |
| �n�nde dikili verdi. Onların Rabbi koyunlara yol g�steriyor | |
| ve aynı zamanda onlarla kurtların arasında | |
| duruyordu.[151] | |
| 89.25 Kurtlar koyunları daha g�rmemişken, koyunlar | |
| suya ait genişliğinin ortasına (doğru) | |
| gittiler. Ama kurtlar koyunları takip ettiler ve kurtlar | |
| denize ait suyun i�erisine, onların arkasından | |
| koşturdular.[152] | |
| 89.26 Fakat koyunların Rabbini g�rd�kleri anda, O'nun | |
| y�z�n�n g�r�nt�s�nden / algısının şeklinden | |
| ka�mak �zere geri d�nd�ler, ama suya ait denizin bu | |
| kısmı kendini toparladı ve birden doğal | |
| yapısını tekrardan aldı. Su kabardı ve | |
| o kurtları kaplayıncaya dek y�kseldi.[153] | |
| 89.27 O koyunları takip etmiş kurtların t�m� yok | |
| edilip batıp / boğuluncaya dek baktım.[154] | |
| 89.28 Fakat koyunlar sudan kurtuldu ve bir �le gittiler. Orada | |
| su ve yeşillik yoktu, koyunlar g�zlerini a�maya ve g�rmeye | |
| başladılar. Koyunun Rabbi onları otlatıyor | |
| ve onlara su ve yeşillik veriyorken g�rd�m. O koyun gidiyor | |
| ve diğerlerine �nc�l�k ediyor / yol g�steriyordu. | |
| 89.29 Ve o koyun y�ksek bir taşın tepesine | |
| (doğru) yukarı �ıktı ve koyunların | |
| Rabbi o koyunu onlara yolladı.[155] | |
| 89.30 Bundan sonra koyunların Rabbini onların �n�nde | |
| dururken g�rd�m. O'nun varlığı korkun� ve �ok | |
| g��l� / heybetliydi. T�m koyunlar O'na (doğru) | |
| baktılar ve O'nun y�z�n�n �n�nde korktular.[156] | |
| 89.31 Onların hepsi korktu ve O'nun �n�nde �rpererek / | |
| titrediler. Onların arasında olan diğer bir | |
| koyuna doğru, Rableriyle birlikte olan o koyunun | |
| arkasından ş�yle ağladılar: Bizler | |
| Rabbimizin �n�nde var olamıyoruz, ne O'na bakabiliyoruz / | |
| ne de O'nun farkına varabiliyoruz.[157] | |
| 89.32 Onlara yol g�steren o koyun geri d�nd� ve o kayanın | |
| zirvesine (doğru) yukarı �ıktı. Ama koyunlar | |
| kendi g�zleriyle k�r olmaya başladılar ve onlara | |
| g�sterilmiş o yoldan saptılar. Fakat o koyun bunu | |
| bilmiyordu.[158] | |
| 89.33 Koyunların Rabbi onlara �ok fazla �fkelendi ve o | |
| koyun (olanları) �ğrendi. Kayanın zirvesinden | |
| aşağıya indi ve koyunlara doğru geldi. | |
| Onların b�y�k bir kısmını kendi g�zleriyle | |
| k�r olmuş ve O'nun yolundan | |
| sapmışlardı.[159] | |
| 89.34 O koyunu g�rd�kleri zaman, onun y�z�n�n �n�nde korktular | |
| ve �rpererek / titrediler. Kendi aile ocaklarına / soy | |
| ağa�larına geri d�nmeyi istediler. | |
| 89.35 O koyun diğer koyunları yanına aldı ve | |
| o hataya d�ş�p / sapan koyunlara doğru gitti. | |
| Sonrasında diğer koyunları �ld�rmeye | |
| başladı. Koyunlar onun simasından korktular. | |
| B�ylelikle o koyun, sapan koyunları geriye d�nd�rd�. Ve | |
| sapan koyunlar, kendi aile ocaklarına / soy | |
| ağa�larına geri d�nd�ler.[160] | |
| 89.36 Orada g�r�nt�n�n i�inde, o koyun bir beşere | |
| d�n�ş�nceye ve koyunların Rabbi i�in bir ev / meclis | |
| inşa edip, t�m koyunları o meclisin i�ine | |
| yerleştirinceye dek baktım. | |
| 89.37 O koyuna (doğru) bakmaya devam ettim ta ki dinlenmeye | |
| koyarak / yatırdığı o koyunlar ile | |
| karşılaşıp uykuya dalıncaya kadar. T�m | |
| iri (yaşlı) koyunlar t�kenip, onların yerlerine | |
| ufak (gen�) kuzular gelinceye kadar izledim. Ufak olanlar bir | |
| meraya geldiler ve suya ait bir nehrin civarına | |
| yaklaşıp / �ekildiler.[161] | |
| 89.38 Ve onlara �nc�l�k eden / yol g�steren beşere | |
| d�n�şm�ş olan koyun, onlardan ayrılıp uykuya | |
| daldı.[162] Koyunların hepsi onu aradılar ve onun | |
| ardından acıklı bir şekilde g�z | |
| yaşı d�kt�ler. | |
| 89.39 Koyunların, o koyunun ardından sessizleşip | |
| g�zyaşlarını dindirerek suya ait bir nehrin | |
| karşısına ge�inceye kadar izledim. Sonrada uykuya | |
| dalmış / onlardan ayrılmış, her zaman | |
| onlara liderlik etmiş olan (iki koyunun) yerine başka | |
| (bir) koyun ortaya �ıktı ve diğer koyunlara | |
| �nc�l�k etti. | |
| 89.40 Ayrıca o koyunlar bereketli bir b�lgenin i�ine | |
| gelinceye dek baktım. İ� a�ıcı ve muazzam | |
| bir yerin i�erisinde o koyunlar doyuncaya dek izledim. O meclis | |
| onların ortasında yeşil ve g�zel (bir) yerde | |
| durdu. | |
| 89.41 Bazen koyunların g�zleri a�ıldı, bazen de | |
| g�zleri k�r oldu. Ta ki diğer bir koyun ortaya �ıkarak | |
| onlara �nc�l�k edip hepsini geri getirinceye kadar. O, | |
| onların hepsini geri g�t�rd�, koyunların g�zleri | |
| (tekrardan) a�ıldı.[163] | |
| 89.42 K�pekler, tilkiler ve yaban domuzları, o | |
| koyunları hırsla yiyip yutmaya başladılar, | |
| ta ki koyunların Rabbi onlara �nc�l�k eden diğer bir | |
| erkek hayvanı / ko�u ortaya �ıkarıncaya dek.[164] | |
| 89.43 Ve o ko�, k�peklere, tilkilere ve yaban domuzlarına | |
| her taraftan toslamaya / boynuz vurmaya başladı. Ta ki | |
| onların hepsini yok edinceye dek. | |
| 89.44 O koyun g�zlerini a�mıştı ve | |
| koyunların arasında olan bu ko�un, o koyunlara | |
| toslamaya başladığını, onları | |
| ayaklar altına aldığını, uygunsuz bir | |
| bi�imde (onları) y�r�terek yol adlığını | |
| ve kendisine ait olan haysiyetten | |
| ayrıldığını g�rd�. | |
| 89.45 Koyunların Rabbi o koyunu diğer bir koyuna | |
| g�nderdi ve onu y�ksek bir konuma getirerek bir ko� haline | |
| getirdi. Saygınlığını yitirmiş / | |
| itibarını boşa �evirmiş koyunun yerine, o | |
| koyun onlara yol g�stererek / �nc�l�k etti.[165] | |
| 89.46 Ve o, o koyuna giderek onunla yalnız olarak | |
| konuştu ve onu ko� olması i�in yetiştirdi. | |
| Ayrıca onu (diğer t�m) koyunların lideri ve | |
| prensi yaptı. Ancak b�t�n bu zaman boyunca k�pekler, | |
| koyunları inlettiler. | |
| 89.47 Ayrıca birinci olan ko�, ikinci ko�u takip etti. | |
| İkinci gelen ko� ortaya �ıktı ve ilk ko�un | |
| g�z�n�n �n�nden kayboldu / ko�un �n�nden ka�tı. K�pekler | |
| ilk ko�u (yere) d�ş�r�nceye kadar izledim. | |
| 89.48 İkinci ko� ortaya �ıktı ve ufak koyunlara | |
| �nc�l�k etti. O ko� bir�ok koyunun babası oldu ve uykuya | |
| daldı. Ufak koyunlardan bir tanesi onun yerine ko� haline | |
| geldi ve o koyunların lideri ve prensi oldu.[166] | |
| 89.49 O koyunlar b�y�d� ve sayılarını | |
| arttırdılar. Ayrıca t�m k�pekler, tilkiler ve | |
| yaban domuzları korkmuş olarak ondan ka�tılar. | |
| Ayrıca o ko� vahşi hayvanların hepsine | |
| tosladı / boynuz attı ve onları �ld�rd�. Ta ki o | |
| vahşi hayvanların koyunlar �zerinde hi�bir | |
| etkinliği kalmayıncaya dek. İlaveten | |
| koyunları herhangi bir şey i�in daha fazla | |
| soyamadılar.[167] | |
| 89.50 O meclis ihtişamlı ve geniş / g�ze �arpan | |
| bir hale geldi, o koyunlar i�in yapılmıştı. | |
| O meclisin �zerine geniş / y�ksek bir kule koyunların | |
| Rabbi i�in inşa edildi. Meclis / cemaat | |
| aşağıda kalıyor, ancak kule y�kseklere | |
| varıyor ve (uzaklardan bile) g�ze �arpıyordu. | |
| Koyunların Rabbi, o kulenin �zerinde durdu, ayrıca | |
| koyunlar da dolu bir masayı O'nun �n�ne | |
| yerleştirdiler. | |
| 89.51 Yine o koyunların tekrardan hataya d�şerek / | |
| saptıklarını g�rd�m ve kendilerine ait meclisi | |
| bırakıp, bir�ok farklı yolda y�r�d�ler. | |
| Koyunların Rabbi onların arasından | |
| bağzılarını �ağırdı ve | |
| onları koyunlara g�nderdi, ancak koyunlar onları | |
| �ld�rmeye başladılar. | |
| 89.52 Onlardan biri kurtarılmış, | |
| �ld�r�lmemişti. Ama o (uzağa) ka�tı ve | |
| koyunların aleyhinde feryat etti. Koyunlar da onu �ld�rmek | |
| istediler, ama koyunların Rabbi onu koyunların elinden | |
| kurtardı. Ayrıca onu bana doğru getirdi ve | |
| (burada) kalmasını / barınmasını | |
| sağladı.[168] | |
| 89.53 Ve O (koyunların Rabbi) diğer bir�ok koyunu, o | |
| koyunları uyarıp / �ğ�t vermesi ve | |
| arkalarından yas tutmaları i�in onlara g�nderdi. | |
| 89.54 Bundan sonra onların nasıl koyunların | |
| Rabbine ait meclisi, O'na ait kuleyi terk ettiklerini ve tamamen | |
| yoldan saptıklarını izledim. Onların g�zleri | |
| k�r olmuştu. Onların arasında bir�oğunun, | |
| her bir s�r� i�inde (bulunanların) koyunların Rabbi | |
| tarafından �l�mlerine sebebiyet verildiğini g�rd�m. Ta | |
| ki o koyunlar, bu şekilde bir �l�m� bile | |
| �ağırıncaya ve kendi Rablerine ait meclise ihanet | |
| edinceye dek izledim. | |
| 89.55 Ve O, onları aslanların, kaplanların, | |
| kurtların, �akalların, tilkilerin ve t�m vahşi | |
| hayvanların avu�larının i�erisine | |
| bıraktı. Bu vahşi hayvanlar da o koyunları | |
| par�a par�a etmeye başladılar. | |
| 89.56 Koyunların kendilerine ait olan meclisi ve kuleyi | |
| nasıl bıraktıklarını, koparıp / | |
| par�alasın ve onları hırsla yiyip yutsunlar diye | |
| aslanların ve de t�m vahşi hayvanların | |
| avu�larının i�erisine verdiklerini g�rd�m. | |
| 89.57 Ben de t�m g�c�mle ağlamaya / haykırmaya | |
| başladım. Koyunların Rabbine seslendim, ilaveten | |
| t�m vahşi hayvanlar tarafından koyunların | |
| par�alanıp yutuldukları bu (olayı), O'na | |
| belirttim / resmettim. | |
| 89.58 Ama O, bu olayı g�rerek sessizliğini muhafaza | |
| etti, onların par�alanarak hırsla yenmesinden / bitip | |
| t�kenerek yutulmasından ve onların alınıp | |
| g�t�r�lmesinden mutmain oldu. Ve onları t�m vahşi | |
| hayvanların avu�larının i�ine yiyecek olarak | |
| bıraktı. | |
| 89.59 Ayrıca O yetmiş �obanı, o koyunları | |
| bir kenara koyması / bırakması i�in | |
| �ağırdı. B�ylelikle �obanlar koyunları | |
| g�debileceklerdi. Ayrıca O, �obanlara ve onların | |
| yandaşlarına seslendi ve dedi ki: Şimdiden | |
| itibaren her biriniz, koyunları g�decek ve ne emredersem | |
| onu yapacaksınız. | |
| 89.60 Bir sayı (hesabına) g�re onları size teslim | |
| edeceğim, onların (i�lerinden) hangisinin ortadan | |
| kaldırılacağını ve kimlerinde | |
| onları �ld�receğini size bildireceğim. | |
| 89.61 Ve O, koyunları onlara teslim etti. (İ�lerinden) | |
| diğer birini �ağırarak ona ş�yle dedi: Benim | |
| onlara emrettiğimden daha fazlasını �ld�recekleri | |
| i�in, �obanların bu koyunlara istinaden | |
| yapacaklarını iyice izle ve her şeyi g�r. | |
| 89.62 �obanların bunlara istinaden yapacağı t�m | |
| aşırılığı / �l�s�zl�ğ� ve | |
| kıyımı yaz. Ne kadarının benim emrim | |
| dahilinde �ld�r�ld�ğ�n� ve ne kadarının da | |
| onların (kendi) arzuları tarafından | |
| �ld�r�ld�ğ�n�, her birinin �l�m�n�, her bir koyun i�in | |
| ayrı ayrı olaraktan kaydet. | |
| 89.63 Benim �n�mde koyunların ka� tanesinin onların | |
| kendi hesabına g�re yok edildiğini ve ka� tanesinin de | |
| �obanlara imha etmeleri i�in verildiğini tam | |
| sayılarına g�re ezberle ki, bu Benim i�in onlara | |
| karşı bir ispatım olsun. B�ylece �obanların | |
| koyunlar i�in verdiği her ameli bileceğim ve | |
| onların (koyunlara) ne yaptıklarını | |
| g�receğim, onlara verdiğim emirleri yerine getirip | |
| getirmediklerini bileceğim. | |
| 89.64 Ayrıca onlar bunu bilmemeli ve sen de onların | |
| bunu bilmesine izin vermemelisin, ne de onları (bu konuda) | |
| uyaracaksın. Ancak �obanların t�m imha ettiklerini, | |
| her biri i�in kendisine ait zaman diliminde (olaraktan) kaydet | |
| ve her şeyi Benim �n�mde sunup / sergile. | |
| 89.65 O �obanların kendi zamanları i�erisinde | |
| (koyunları) g�tt�ğ�n� ve kendilerine emredilenden daha | |
| fazlasını �ld�rmeye başlayıp, yok | |
| ettiklerini izledim ve o koyunları aslanların eline | |
| bıraktılar. | |
| 89.66 Aslanlar ve kaplanlar, o koyunların b�y�k bir | |
| kısmını hırsla yiyerek yutup / | |
| �iğnediler. Yaban domuzları da onlarla birlikte bir | |
| �ırpıda hırsla yiyip bitirdiler, ayrıca o | |
| kuleyi yaktılar ve o meclisi / cemaati yıktılar. | |
| 89.67 O kule hakkında bir hayli kederlendim, �nk� o | |
| koyunların meclisi yıkılmıştı. | |
| Ondan sonra o koyunların o meclise girip girmediğini | |
| bundan b�yle g�remedim. | |
| 89.68 �obanlar ve onların yoldaşları o | |
| koyunları t�m vahşi hayvanlara, onları yiyip | |
| bitirmeleri i�in teslim ettiler ve onlardan her biri kendine ait | |
| zaman diliminde belirli bir sayı aldı. Onların | |
| her birisi i�in ve biri diğerinden sonra (olarak), | |
| onların ne kadarının yok edildiği bir | |
| kitabın i�erisinde kaydedildi. | |
| 89.69 Onlardan her biri kendisine izin verilenden daha | |
| fazlasını �ld�rd� ve (onların) yok edilmeleri | |
| nedeniyle koyunlardan dolayı ağlamaya ve | |
| fazlasıyla acı �ekmeye / d�v�nmeye başladım. | |
| 89.70 Ayrıca g�r�nt�n�n i�inde her bir (koyunun), o | |
| �obanlar tarafından yok edildiğini o katip[169] | |
| g�ndelik olarak kaydetti ve t�m kayıtları | |
| koyunların Rabbine doğru yukarı | |
| taşıdı ve (kitabı) a�tı, onların | |
| t�m yaptıklarını, ayrıca �obanların | |
| tamamının her bir koyunu (nasıl) ortadan | |
| kaldırdığını ve her birini (nasıl) | |
| yok edilişe teslim ettiğini g�sterdi. | |
| 89.71 Ve kitap, koyunların Rabbinin huzurunda okundu, O | |
| kitabı eline aldı, okudu, m�h�rledi ve kenara koydu. | |
| 89.72 Ondan sonra �obanların nasıl on iki saat boyunca | |
| g�tt�klerini izledim ve işte! o �� koyun geri d�nerek | |
| geldiler ve i�eri girdiler ve o yıkılmış | |
| meclisten geriye kalan her şeyi (yeniden) inşa etmeye | |
| başladılar. Ama yaban domuzları onların | |
| (bunu) yapmasına engel olmak i�in | |
| �alıştılar. | |
| 89.73 Ve tekrardan eskisi gibi inşa etmeye | |
| başladılar, o kuleyi havaya kaldırdılar ve | |
| o, y�ksek kule olarak adlandırıldı. Tekrardan | |
| kulenin �n�ne bir masa yerleştirmeye başladılar, | |
| ancak onun �zerindeki b�t�n ekmekler temiz ve saf değildi. | |
| 89.74 T�m bunlardan dolayı (da) o koyunların g�zleri | |
| k�r olmuştu, bu y�zden de g�remediler ve onların | |
| �obanları da (koyunlarla) aynı durumdaydı. | |
| Koyunların b�y�k bir kısmı yok edilmek �zere | |
| �obanlara teslim edildi, �obanlar da onları | |
| ayaklarıyla ezdiler ve bitirip t�kettiler. | |
| 89.75 Koyunların hepsi tarlaya dağıtılarak | |
| �obanlarla karışıncaya dek koyunların Rabbi | |
| sessizliğini korudu ve �obanlar koyunları vahşi | |
| hayvanların ellerinden kurtarmadılar. | |
| 89.76 Kitabı yazmış olan, kayıtları | |
| koyunların Rabbine ait haneye getirdi, kitabı g�sterdi | |
| ve sesli olarak okudu. Onlar hakkında Rabbine yalvardı | |
| ve istirhamda bulunduğu esnada �obanlara ait her ameli, | |
| O'na g�sterdi, ayrıca b�t�n �obanların aleyhine O'nun | |
| �n�nde şahitlik etti. | |
| 89.77 Ve o kitabı aldı, Rabbinin yanına koydu ve | |
| ayrıldı. | |
| 90.1 Otuz beş �obanın, koyunların her birini | |
| ayrı ayrı olarak aynı şekilde g�d�p | |
| kendilerine ait s�relerini, en baştakilere benzer bir | |
| şekilde tamamlayıncaya dek baktım. Ve | |
| diğerleri, kendilerine ait zaman dilimlerinde | |
| koyunları �obanların ellerinden onları g�tmek | |
| �zere teslim aldılar, her bir �oban kendine ait s�re | |
| dahilinde (olarak). | |
| 90.2 Ve bundan sonra g�r�nt�n�n i�erisinde semaya ait t�m | |
| kuşların, kartalların, akbabaların, | |
| şahinlerin ve kuzgunların geldiğini g�rd�m, ancak | |
| kartallar t�m kuşlara �nc�l�k ettiler ve onlar | |
| (kuşlar) o koyunları bitirip t�ketmeye | |
| başladılar, koyunların g�zlerini gagaladılar | |
| ve v�cutlarını yiyip bitirdiler. | |
| 90.3 Koyunlar da onların v�cutlarının kuşlar | |
| tarafından yenip bitirildiğinden dolayı feryat | |
| etti. R�yamda koyunları g�den o �obandan dolayı | |
| ağladım ve acı �ektim. | |
| 90.4 Ta ki o koyunlar, k�pekler, kartallar ve şahinler | |
| tarafından yenerek bitirilinceye dek baktım ve onlar | |
| koyunların �zerinde ne et, ne deri, ne de kas | |
| bırakmadılar, ta ki orda (sadece) kemikleri bir | |
| başına kalıncaya dek ve onların kemikleri | |
| yere d�şt� ve de koyunların sayısı | |
| azaldı. | |
| 90.5 O zamana dek baktım, yirmi �� �oban (onları) | |
| g�tt�, elli sekiz defa her biri kendisine ait olan s�reyi | |
| tamamladı. | |
| 90.6 Ama o beyaz koyunlardan, ufak kuzular doğdu ve kuzular | |
| g�zlerini a�maya ve o koyuna doğru ağlamaya | |
| başladılar. | |
| 90.7 Fakat koyunlar onlara ağlamadılar, onların | |
| onlara ne dediğini de dinlemediler, ama fazlasıyla | |
| sağır olmuştular, ayrıca onların | |
| g�zleri aşırı boyutta ve g��l� bir şekilde | |
| k�r olmuştu. | |
| 90.8 G�r�nt�n�n i�erisinde kuzgunların nasıl o | |
| kuzuların �zerinde u�tuklarını ve o kuzulardan | |
| bir tanesini aldıklarını, koyunları | |
| parampar�a ettiklerini ve onları hırsla yiyip | |
| yuttuklarını g�rd�m. | |
| 90.9 O kuzularda boynuzlar �ıkıncaya dek baktım, | |
| ama kuzgunlar onların boynuzlarını | |
| aşağıya indirdiler. Ayrıca o koyunların | |
| bir tanesinde b�y�k bir boynuzun b�y�d�ğ�n� g�rd�m ve | |
| onların g�zleri a�ılmıştı.[170] | |
| 90.10 O (b�y�k boynuzlu olan) onlara baktı ve onların | |
| g�zleri a�ılmıştı. O, koyunlara doğru | |
| ağladı ve ko�lar onu g�rd�, ko�ların hepsi ona | |
| koştular. | |
| 90.11 B�t�n bunlarla beraber o kartallar, akbabalar, kuzgunlar | |
| ve şahinler, koyunları par�alamaya devam | |
| ediyorlardı ve koyunların �zerinde u�uyor, onları | |
| yiyip bitiriyorlardı ve koyunlar sessiz kaldı, ko�lar | |
| da acı �ekip feryat ettiler. | |
| 90.12 O kuzgunlar onunla kavga ederek m�cadele ettiler, onun | |
| boynuzunu ortadan kaldırmak istediler, ama ona | |
| karşı galip gelemediler. | |
| 90.13 �obanların, kartalların, o akbabaların ve | |
| şahinlerin kuzgunlara gelerek koyunun boynuzunu | |
| kırmaları i�in sızlandıklarını | |
| g�rd�m. Onlar da kavga ederek (o) ko�la m�cadele ettiler. O da | |
| onlarla kavga etti ve O'nun (Rabbine ait) yardımın | |
| kendisine gelmesi i�in haykırdı. | |
| 90.14 �obanlara ait isimleri yazan ve onları | |
| koyunların Rabbinin �n�ne yukarı taşıyan | |
| beyaz adam / kişi gelinceye dek baktım. O, bu ko�a | |
| yardım etti ve ona her şeyi g�sterdi, O'nun | |
| yardımı aşağıya iniyordu. | |
| 90.15 Koyunların Rabbi onlara doğru �fke i�inde gelip, | |
| onu g�renlerin hepsi ka�ışıncaya dek izledim ve | |
| onların hepsi g�lgenin i�erisine d�şt�ler. | |
| 90.16 B�t�n, kartallar, akbabalar, şahinler ve onlarla | |
| beraber �l�n t�m vahşi (asi) koyunları bir araya | |
| geldiler ve hepsi bir olarak, birbirlerine o ko�un boynuzunu | |
| kırmak �zere yardım ettiler. | |
| 90.17 Ve Allah'ın emriyle o kitabı (Kur'�n-ı) | |
| yazan beşerin, son on iki �obanın sebebiyet verdikleri | |
| katliamın kayıtlarını koyunların | |
| Rabbinin �n�nde a�tığına m�şahit oldum. O | |
| (şahıs), onların �ncekilere nazaran daha | |
| fazlasını �ld�rd�klerini g�sterdi.[171] | |
| 90.18 Koyunların Rabbi onlara doğru gelerek �fkesine | |
| ait sopayı[172] eline alıp, arza vuruncaya dek | |
| seyrettim ve yery�z� (b�l�nme i�erisinde) | |
| yıkıldı. Ayrıca t�m hayvanlar, semanın | |
| kuşları, o koyunlardan uzaklaştılar ve | |
| arzın i�erisinde battılar ve yery�z� onların | |
| �zerine kapandı.[173] | |
| 90.19 B�y�k bir kılı� koyunlara verilinceye dek | |
| izledim. Ve koyunlar t�m vahşi hayvanlara doğru | |
| onları �ld�rmek �zere geldiler, ilaveten t�m hayvanlar ve | |
| semanın kuşları, onların �n�nden ka�ıp | |
| / t�yd�ler. | |
| 90.20 Arz �zerinde keyif verici bir yerde, bir h�k�mdarlık | |
| kuruluncaya dek baktım ve koyunların Rabbi onun | |
| �zerine istiv� etti, ayrıca onlar m�h�rlenmiş | |
| kitapların hepsini aldılar ve o kitapları | |
| koyunların Rabbinin �n�nde a�tılar. | |
| 90.21 Ve Efendi / Rab, o kimseleri, ilk yedi (i�indeki) beyaz | |
| olanları �ağırdı, ayrıca onlara ilk | |
| yıldızdan başlayarak gizlendikleri yerden | |
| �ıkan, şahsi tarafları atların şahsi | |
| taraflarını andıran t�m | |
| yıldızları, O'nun �n�ne getirmeleri i�in emretti. | |
| Aynı zamanda onlar da d�şm�ş ilk | |
| yıldızı ve (diğerlerinin) hepsini O'nun | |
| �n�ne getirdiler. | |
| 90.22 O'nun �n�nde kaydetmiş yedi beyazdan biri olan | |
| kimseye buyurdu: Koyunları teslim ettiğim ve | |
| kendilerinin yetkisi dahilinde Benim emrettiğimden daha | |
| fazlasını alıp �ld�ren yetmiş �obanı | |
| g�t�r. | |
| 90.23 Ve bak-işte! onların hepsi bağlı | |
| (olarak), tamamının O'nun �n�nde ayakta | |
| durduklarını g�rd�m. | |
| 90.24 Yargılama ilk yıldızdan başlayarak | |
| yapıldı, onların hepsi yargılandı ve | |
| su�lu bulundular ve onlar lanete ait yere doğru gittiler, | |
| ayrıca yanan ateşlerle dolu ve ateşten kolonlarla | |
| kaplı bir yerin i�erisine atıldılar. | |
| 90.25 İlaveten o yetmiş �oban da yargılandı | |
| ve su�lu bulundular, keza onlar da o ateşten u�urumun | |
| i�erisine fırlatıldılar. | |
| 90.26 Ve o an, nasıl ateşle dolu benzer bir u�urumun | |
| arzın (tam) ortasında | |
| a�ıldığını g�rd�m. O k�r koyunları | |
| oraya getirdiler, onların t�m� yargılandı ve | |
| su�lu bulundular, ilaveten ateşe ait �teki (ikinci) | |
| u�urumun i�erisine atıldılar ve yandılar. �teki | |
| u�urum, o haneye (istinaden) g�neyde kalıyordu. | |
| 90.27 O koyunların ve onların kemiklerinin yanıp | |
| tutuştuğunu g�rd�m. | |
| 90.28 O'nun eski haneyi kapattığı zamana kadar | |
| (net) g�rmek i�in ayağa kalktım. O hane ile birlikte | |
| aynı zamanda i�ersini sarmaladıkları | |
| kolonların hepsini, ışınların t�m�n� ve | |
| donatıları kaldırıp / �ıkardılar, | |
| ayrıca o haneyi uzaklaştırdılar ve arza / | |
| genişliğe ait g�neyde bir yerin i�erisine koydular. | |
| 90.29 Koyunların Rabbi �ncekinden daha y�ksek ve | |
| geniş, yeni bir haneyi getirdiği zamana dek | |
| baktım ve onu ilk kapanmış haneye ait alanın | |
| �zerine yerleştirdi. Onun b�t�n kolonları yeniydi, | |
| s�slemeleri / donatıları yeni ve | |
| kaldırdığı �nceki / eski olanlara nazaran | |
| daha genişti. Koyunların hepsi de hanenin | |
| ortasındaydı.[174] | |
| 90.30 Ayrılmış olan b�t�n koyunların, yere | |
| ait t�m hayvanların, semanın | |
| kuşlarının, hepsinin �k�p / eğilerek o | |
| koyunlara aşırı (derece) saygı g�steriyor, | |
| onlara istirham ediyor ve onların her buyruğunu yerine | |
| getiriyor (olduklarını) g�rd�m. | |
| 90.31 Ve bundan sonra o ��, beyaz giymiş ve ilkin elimden | |
| tutup beni yukarı getirmiş olan kimseler, onlar ko�un | |
| eliyle / mahareti ile birlikte, diğer bir yandan beni de | |
| tutuyorlardı ve beni yukarı aldılar, ayrıca | |
| kıyamet ger�ekleşmeden �nce beni o koyunların | |
| ortasına koydular. | |
| 90.32 O koyunların hepsi beyaz, y�nleri sıkı ve | |
| temiz / saftı. | |
| 90.33 Ve yok edilmiş ve serpilmiş olanların | |
| hepsi, t�m vahşi hayvanlar, semanın b�t�n | |
| kuşları, o hanenin i�erisinde bir araya toplandı | |
| ve koyunların Rabbi fazlasıyla keyif duydu �nk� | |
| onların hepsi iyiydi ve O'nun hanesine geri d�nd�ler. | |
| 90.34 Onlar, koyunlara verilmiş olan o | |
| kılıcı kenara koyduğu zamana dek | |
| baktım. Kılıcı o hanenin i�erisine geri | |
| getirdiler ve kılı�, (tek olan) Rablerinin y�z� | |
| huzurunda kapatıldı. Koyunların hepsi de o | |
| hanenin i�erisine davet edildi. B�ylelikle �l�m, koyunlara | |
| artık zarar veremezdi. | |
| 90.35 Ve onların hepsinin g�zleri a�ıldı, iyi | |
| olanı g�rd�ler, orada onların arasında g�rmeyen | |
| hi�bir kimse yoktu. | |
| 90.36 O hane geniş, a�ık ve fazlasıyla doluydu. | |
| 90.37 Nasıl beyaz bir �k�z�n doğduğunu g�rd�m ve | |
| onun boynuzları b�y�kt�, vahşi hayvanların hepsi | |
| ve semanın t�m kuşları ondan korktular ve ondan | |
| devamlı olarak istirham ettiler. | |
| 90.38 Onların t�m ırkları d�n�ş�m | |
| ge�irdiği zamana dek izledim. Onların hepsi beyaz | |
| boğalar oldular. Onların ilki m�thiş bir �k�z | |
| oluverdi ve o �ok iyi / azametli bir hayvandı, ayrıca | |
| onun kafasının �zerinde siyah boynuzlarda vardı. | |
| Koyunların Rabbi, ona ve t�m boğalara doğru | |
| sevin� duydu. | |
| 90.39 Ben onların ortasında dinlenmekteydim, her | |
| şeyi g�rd�m ve uyandım. | |
| 90.40 Bu uyuduğum esnada g�rd�ğ�m g�r�nt�d�r, | |
| kalktım ve Hakkın Sahibi / Ger�eğin Belirleyicisi | |
| (Hakk) Olan'a ş�krederek O'na saygı g�sterdim. | |
| 90.41 Ve bundan sonra acıklı bir şekilde | |
| ağladım, dayanamayacak hale gelene dek | |
| g�zyaşlarım durmadı. İzlerken g�rd�ğ�m | |
| (r�yadan) dolayı onlar d�k�ld�ler, beşerlerin t�m | |
| amelleri, gelip ge�ecek her şey ve ger�ekleşecek | |
| olanlar, onların sıralaması i�inde bana | |
| g�sterildi. | |
| 90.42 Ayrıca o gece, ilk g�rd�ğ�m r�yayı | |
| hatırladım ve ondan dolayı da ağladım | |
| ve sıkıntı duydum. �nk� �teki g�r�nt�y� de | |
| g�rm�şt�m. | |
| ------------------------------------------------------- | |
| [132] Kehf 18/83 | |
| [133] Bakara 2/35-37 � M�ide 5/27 | |
| [134] M�ide 5/28-30 | |
| [135] A'raf 7/189 | |
| [136] Meryem 19/56-57 | |
| [137] A'raf 7/64 | |
| [138] Y�nus 10/73 | |
| [139] H�d 11/42 | |
| [140] H�d 11/44 | |
| [141] Yusuf 12/19-21 | |
| [142] Yusuf 12/4,99-101 | |
| [143] Bakara 2/49 � Kasas 28/3-13 � T�h� 20/39-40 | |
| [144] Kasas 28/21-28 | |
| [145] Neml 27/7-13 � T�h� 20/24 � N�zi�t 79/17-19 | |
| [146] Kasas 28/34,35 � Y�nus 10/75 � Suar� 26/12,13 � T�h� | |
| 20/29-36 � Furkan 25/35 | |
| [147] Muminun 23/45-48 � T�h� 20/70-73 | |
| [148] A'raf 7/128-133 � Y�nus 10/84-87 | |
| [149] T�h� 20/78 | |
| [150] T�h� 20/77 | |
| [151] Şuara 26/63 � T�h� 20/77 | |
| [152] Kasas 28/40 | |
| [153] A'raf 7/136 | |
| [154] Y�nus 10/90-91 | |
| [155] T�h� 20/80 | |
| [156] T�h� 20/81 | |
| [157] T�h� 20/90,91� Bakara 2/55 � A'raf 7/142 | |
| [158] Bakara 2/51 � Muhammed 47/23 | |
| [159] A'raf 7/150-155 | |
| [160] Bakara 2/54-56 | |
| [161] Kehf 18/60 | |
| [162] Kehf 18/65-82 | |
| [163] Bakara 2/246-248 | |
| [164] Bakara 2/247 | |
| [165] Bakara 2/251 | |
| [166] Neml 27/16 | |
| [167] Neml 27/17,37 � Enbiy� 21/81,82 | |
| [168] S�ff�t 37/123 | |
| [169] Tevbe 9/30; �zeyr / Ezra�nın kayıtları: | |
| kitap.createaforum.com/english-6/records-of-ezra | |
| [170] İsa a.s'mın ortaya �ıkışı | |
| [171] H�kka 69/45 � Şura 42/52 � Bakara 2/91-95 � Ali | |
| İmran 3/18 � Maide 5/12-13 | |
| [172] Kari'a 101 | |
| [173] Ekbilgi: Muhammed a.s'dan sonra gelecekleri rivayet edilen | |
| mehdi, deccal, İsa a.s'mın d�n�ş� gerek bu kitap | |
| ile gerekse Kur'�nla uyuşmaz. Bundan sonraki anlatım, | |
| kıyameti ve sonrasını i�ermekte. | |
| [174] Enbiya 21/104 | |
| ***************************************************** |